Beşiktaş,
deplasmanda Rizespor'u mağlup ederek nihayet yeniden hak ettiği liderlik
koltuğuna oturdu. Maçın genelinde oyuna hâkim olan Kara Kartal, en azından bir
puanı kurtarabilmek için büyük çaba harcayan Rizespor'a taviz vermedi ve
Rize'den üç puanla ayrıldı.
Doğrusunu
söylemek gerekirse bu maçtan üç puan alacağımızdan en küçük bir şüphem yoktu.
Hatta Rizespor beraberliği yakaladıktan sonra geçen dakikaların hiçbirinde
içime kötü bir düşünce düşmedi. Nedense o gün Beşiktaş'ın bu maçı kazanacağına
öylesine inanmıştım ki, doksanıncı dakikaya beraberlikle girsek bile fikrim
değişmeyecekti.
Gerekirse son
on saniyede atacaktık.
Ama
atacaktık.
Öyle de oldu.
Maç boyunca
beklentilerin ötesinde sert bir futbol ortaya koyan Rizespor, oyuncularının
gördüğü kırmızı kartlarla sahada eksilince Slaven Bilic'e yalnızca son darbeyi
vuracak hamleleri yapmak kaldı. Bana göre iki kırmızı kart da tartışmaya yer
bırakmayacak kadar doğru kararlardı. Özellikle Koray'ın gördüğü kart son derece
netti; rakibi durdurmanın ötesine geçen, doğrudan sakatlamaya açık bir
müdahaleydi ve hakem de bunu affetmedi.
Zaten Koray,
maçın ilk dakikalarından itibaren sanki kırmızı kartla erken bir randevusu
varmış gibi oynuyordu.
Rizespor
tribünleri doğal olarak kararlara büyük tepki gösterdi. Fakat gönül
rahatlığıyla söyleyebilirim ki bu konuda bana güvenebilirler. Evet,
Beşiktaşlıyım; ama gördüğüm pozisyona sırf siyah-beyaz gözlüklerle bakacak
değilim. İki kırmızı kart da doğru karardı.
Benim açımdan
asıl şaşırtıcı olan ise Rizespor cephesinden gelen tepkiler değil, Beşiktaş
cephesinden yükselen bazı seslerdi.
Maçın
ardından mikrofon uzatılan bir Beşiktaş yöneticisi, ikinci kırmızı kartın ağır
olduğunu söyleyince ağzım açık kaldı. Pozisyonu hep beraber gördük. Böyle bir
müdahalenin kırmızı kart olmadığını savunmak bana göre akıllara zarar bir
açıklamaydı.
Ardından
Beşiktaş TV'deki yorumlarda Slaven Bilic'in oyuncu değişiklikleri eleştirildi.
Buna da katılmıyorum. Bilic'in hamleleri bana göre gayet yerindeydi ve maçın
gidişatına uygundu.
Bir de şu
meşhur soru ortaya çıktı:
“Rizespor iki
kırmızı kart görmeseydi ne olurdu?”
Yahu
kardeşim, bunu neden tartışıyoruz?
Bizi yalnızca
yaşadığımız evren ilgilendiriyor.
Rizesporlu
oyuncuların kırmızı kart görmediği paralel evrenlerde maçın nasıl sonuçlandığı,
o evrenlerde yaşayan Beşiktaşlıların sorunu. Belki orada Koray doksan dakika
sahada kaldı. Belki Rizespor kazandı. Belki Bilic başka oyuncu değiştirdi.
Belki ben de şu anda başka bir yazı yazıyorum.
Bilmiyorum.
Ama bizim
yaşadığımız evrende Rizesporlu oyuncular kuralların karşılığında kırmızı
kartlarını gördüler, Beşiktaş da maçı koparıp üç puanı aldı.
Daha ne
istiyorsunuz, anlayamıyorum ki?
Zaten artık
maçlardan sonra Beşiktaş TV dışında neredeyse hiçbir spor kanalını izlemez
olmuştum. Gerçi bu maçın ardından orada yapılan yorumların da tamamına
katılmadım; ama hiç değilse ekranın karşısında otururken karşımda
Beşiktaşlıların olduğunu bilmek bana yetiyordu.
Çünkü bazen
bir galibiyetin ardından yapılacak en doğru şey, onu didik didik edip içinden
mutlaka bir problem çıkarmaya çalışmak değildir.
Bazen sadece
kazanmışsındır.
Üstelik
deplasmanda.
Üstelik zor
bir maçta.
Ve sonunda
haftalardır uzaktan baktığın o koltuğa yeniden oturmuşsundur.
Liderlik
koltuğuna.
Şimdi biraz
susup bunun tadını çıkarmanın zamanıdır.
Kara Kartal yeniden zirvede.
Stadyum: Yeni Rize Şehir Stadyumu.
Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun.
Rizespor: Serkan Kırıntılı, Koray Altınay, Oboabona, Giray Kaçar, Eren Albayrak,
Sylvestre, Kıvanç Karakaş, Ümit Korkmaz (Dk.58 Lafferty), Obraniak, Sercan Kaya
ve Holosko.
Beşiktaş: Tolga, Serdar, Ersan, Pedro Franco, Motta, Veli (Dk.67 Atiba), Gökhan
Töre, Oğuzhan (Dk.78 Tolgay), Sosa, Olcay (Dk.67 Kerim), Demba Ba.
Goller: Dk.62 Sercan Kaya (Çaykur Rizespor), Dk.60 Jose Sosa (Beşiktaş)
Sarı Kartlar: Oboabona, Obraniak (Çaykur Rizespor), Olcay Şahan, Ersan Gülüm
(Beşiktaş)
Kırmızı Kartlar: Dk.60 Kıvanç, Dk.65 Koray (Çaykur Rizespor)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder