Beşiktaş,
UEFA Avrupa Ligi’nde deplasmanda karşılaştığı Club Brugge’e 2-1 mağlup olarak
olası tur sevincini İstanbul’da oynanacak rövanşa bıraktı. İlk yarıda iki takım
da birbirinin üzerine fazla gitmemeyi tercih ederken, ikinci yarıyla birlikte
karşılıklı atakların çoğaldığına ve oyunun hareketlendiğine şahit olduk. Goller
de doğal olarak bu bölümde peşi sıra geldi.
Hakem maçın
ilk düdüğünü çaldığında epey gerildim; açıkçası karşımızda İngiliz takımlarında
gördüğümüz türden bir başlangıç baskısı bulacağımızı düşünüyordum.
Biliyorsunuz, onlar özellikle ilk on beş dakikada maçı koparmak için inanılmaz
bir tempoyla rakibin üzerine giderler. O bölümü atlatabilirsen ne âlâ. Fakat
kısa süre sonra Club Brugge’ün böyle bir niyeti olmadığını fark ettim. Maça
olabildiğince donuk, hatta sanki kendi sahasında değil de deplasmanda
oynuyormuş gibi temkinli başladılar. Belli ki Arsenal’i elimizden kaçırıp
Tottenham ve Liverpool’u deviren Kara Kartal gözlerini biraz korkutmuştu.
Bir süre sonra maçtan sıkılmaya başladım. Kendimi orta hâlli, fazla iddiası olmayan bir lig karşılaşması izliyormuş gibi hissediyordum. Club Brugge neredeyse bir puana razıymış gibi oynuyor, Beşiktaş da rakibinin bu temposuna uyuyordu. Böylece ilk yarı fazla heyecan vermeden akıp gitti. Yalnız Club Brugge konusunda dikkatimi çeken bir şey vardı: Ne kadar cansız görünürlerse görünsünler, bir şekilde hücuma çıktıklarında olmadık yerlerden tehlikeli pozisyonlar üretebiliyorlardı. Ölü gibi görünen oyunlarının içinden bir anda canlı bir gol pozisyonu çıkabiliyordu. Nitekim bunlardan biri gole dönüştü ancak şansımıza hakem golü geçerli saymadı. Ucuz atlattık.
Beşiktaş
ikinci yarıya golle başladı. Hem de ne gol! Gökhan dört kişiyi adeta ipe
dizdikten sonra şutunu çekti ve muhteşem bir gole imza attı. Eski tezahüratta
söylendiği gibi, Avrupa bir kez daha duydu sesimizi. Golün ardından kendi
kendime, “Bundan sonra hayatta toparlanamazlar,” dedim. Ne yazık ki yanılmışım.
Kaleci Cenk’i kontrpiyede bırakan bir pozisyon sonucunda beraberlik golünü
yedik. Cenk, önünde aniden yön değiştiren top karşısında yapabileceği pek bir
şey olmadığı için pozisyonun kurbanı oldu.
Bu golde beni
asıl rahatsız eden başka bir ayrıntı vardı. Golü atan Sutter bana göre çok daha
önce oyundan atılmalıydı. Maç boyunca sürekli faul yapan ve bunların bir
bölümünü hakemin gözünden kaçırmayı başaran oyuncunun bir de çıkıp beraberlik
golünü atması doğrusu epey sinirimi bozdu. Yine de 1-1 deplasman için gayet iyi
bir sonuçtu. Fakat yediğimiz gol sanki arkasından başka şanssızlıkları da
sürükleyerek getirdi. Yetmiş yedinci dakikada Serdar, bana göre çok net olmayan
ancak hakemin gözünün önünde gerçekleştiği için verilmediğinde de
tartışılabilecek bir müdahaleyle penaltıya sebep oldu. Rakip oyuncu yere
düşüşünü havada biraz fazladan süzülerek gösterişli hâle getirince hakemin
karar vermesi de kolaylaştı. Penaltı gole çevrildi, maç 2-1’e geldi ve karşılaşma
bu sonuçla tamamlandı.
Bütün bunlara
rağmen şu bir gerçek ki benim gözümde turun favorisi hâlâ Beşiktaş. Bu gece iki
takımın ortaya koyduğu futbol ve alınan sonuç, İstanbul’daki rövanş öncesinde
bana bunu düşündürüyor. Yine de disiplini elden bırakmaya gelmez. Muhtemelen
ikinci maçta Olimpiyat Stadyumu’nu seksen bine yakın Beşiktaşlı dolduracaktır.
Belçikalı futbolcuların tribünleri izlemekten maça yoğunlaşmaya fırsat
bulamayacağını umuyorum. Tek farklı bir galibiyetin bizi tura götüreceği bir
gecede ne futbolcuların ne de tribünlerin bunun aksine izin vereceğini
düşünüyorum. Beşiktaş, bu gece aldığı mağlubiyete rağmen Avrupa kupasında
hedefine doğru emin adımlarla ilerliyor.
Stadyum: Jan Breydel Stadyumu.
Hakemler: Craig Thomson, Francis Connor, David Mcgeachie.
Club Brugge: Ryan, De Fauw (Dk.62 Oulare), Duarte, Meunier, De Bock, Mechele,
Bolingoli-Mbombo (Dk.46 Felipe Gedoz), Simons, Refaelov, Vormer, De Sutter.
Teknik Direktör: Michel Preudhomme.
Beşiktaş: Cenk, Serdar, Ersan, Necip, Opare, Olcay (Dk.83 Mustafa Pektemek),
Veli, Tolgay, Gökhan, Oğuzhan (Dk.72 Kerim), Demba Ba.
Teknik Direktör: Slaven Bilic.
Goller: Dk.62 De Sutter, Dk.77 Refaelov (Club Brugge), Dk.46 Gökhan Töre
(Beşiktaş)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder