Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi H Grubu'ndaki üçüncü maçında
Lokomotiv Moscow'a konuk oldu. Kara Kartal, Rusya'nın soğuk ikliminde oynanan
zorlu mücadeleden bir puan çıkarmayı başardı. Böylece gruptaki avantajlı
konumunu korudu. Elbette önümüzde oynanacak daha birçok zorlu maç olduğunu da
unutmamak gerekiyor.
Açıkçası Beşiktaş'ın bu deplasmanda daha fazla
zorlanacağını düşünüyordum. Sporting Lizbon'u deplasmanda yenmiş bir Lokomotiv
Moscow karşısına Rusya'da çıkmak, fazlasıyla ciddiye alınması gereken bir
mücadeleydi. Hele Sporting'in İstanbul'da bize karşı nasıl bir futbol
oynadığını gördükten sonra Rus rakibimizden daha da çekinir olmuştum.
Beşiktaş ise bu maçta beni yanılttı.
Özellikle rakibin golünün ardından oyundan kopmaması ve
kısa süre içerisinde karşılığını verebilmesi önemliydi. Geçen sezon zaman zaman
gol yedikten sonra yoğunluğunu kaybeden bir Beşiktaş izlediğimiz olmuştu. Bu
kez ise geriye düşen takım paniğe kapılmadı, oyununu sürdürdü ve beraberlik
golünü buldu. Böyle bir Beşiktaş her rakibin ciddiye alması gereken bir
takımdır.
Tabii yıldız bir golcüye sahip olmanın meyvelerini de
böyle maçlarda topluyorsunuz.
Mario Gomez'in attığı gol gerçekten çok klastı. Ceza
sahasının hemen önünde yaptığı tek hareketle iki rakibini birden devre dışı
bıraktı, kendisine açtığı koridoru değerlendirdi ve topu ağlara gönderdi. Aynı
anda iki oyuncuyu tek hareketle oyundan düşürüp ardından böylesine sakin bir
vuruş yapmak her futbolcunun başarabileceği bir iş değil.
Mario'nun golü Beşiktaş'a yalnızca beraberliği değil,
Rusya deplasmanından çok değerli bir puanı da getirdi.
Maçın ardından bazı televizyon programlarında
Beşiktaş'ın karşılaşmayı kazanabileceği ve galibiyeti kaçırdığı yönünde
yorumlar yapıldı. Ben biraz farklı düşünüyorum. Elbette kazanabilecek
fırsatları bulduysak insanın içinde bir miktar ukde kalıyor ama bana göre Rusya
deplasmanından alınan beraberlik altın değerinde.
Lokomotiv fiziksel mücadeleyi seven, sert ve kendi
sahasında kolay teslim olmayan bir takım. Maçın bazı bölümlerinde mücadelenin
iyice sertleşmesi de bunun göstergesiydi. Beşiktaş'ın böyle bir deplasmanda
rakibine karşı ayakta kalması, geriye düştükten sonra oyundan kopmaması ve
beraberliği yakalaması küçümsenecek bir başarı değil.
Üstelik grubumuzun iki güçlü rakibine karşı oynadığımız
ilk maçlardan da yenilmeden ayrıldık. İstanbul'da Sporting Lizbon'la berabere
kaldık, şimdi de Lokomotiv Moscow deplasmanından bir puanla dönüyoruz. İki
maçta da geriye düşmemize rağmen golümüzü bulduk ve oyunun içinde kalmayı
başardık.
Bence asıl önemli noktalardan biri bu.
Avrupa kupalarında her maçın kazanılmasını beklemek
gerçekçi değil. Bazen kendi sahanızda üç puan almak kadar, böylesine zorlu bir
deplasmandan kaybetmeden dönmek de grubun kaderini belirleyebilir. Beşiktaş
bugün yapması gerekeni yaptı ve Rusya'dan avantajını koruyarak ayrıldı.
Kara Kartal'ın Avrupa'daki performansının hakkını
verelim ama rehavete de kapılmayalım. Sporting Lizbon da Lokomotiv Moscow da
tehlikeli takımlar. Grubun henüz yarısındayız ve önümüzde daha uzun bir yol
var.
Şimdilik Rusya'dan cebimize koyduğumuz bir puanın
keyfini çıkaralım.
Soğuk deplasmandan sıcak bir puanla dönüyoruz.
Stadyum: Lokomotiv Stadyumu
Hakemler: Serge Gumienny, Jimmy Cremers, Thibaud Nijssen, Dirk Gilon(4. Hakem)
Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Ersan, İsmail, Atiba, Oğuzhan, Sosa (Dk.57
Necip), Gökhan (Dk.65 Cenk), Quaresma (Dk.87 Kerim), Gomez
Yedekler: Günay, Serdar, Milosevic, Tosic, Necip, Kerim, Cenk
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Lokomotiv Moskova: Marinato, Denisov, Corluka, Roman, Taras, Fernandes(Dk.73 Durica),
Ndinga, Samedov, Kolomeitsev, Maicon(Dk.80 Kasaev), Niasse(Dk.88 Grigorev)
Yedekler: Abaev, Yanbaev, Durica, Kasaev, Grigorev, Miranchuk, Skuletic
Teknik Direktör: Igor Cherevchenko
Goller: Maicon (Dk.54), Gomez (Dk.64)
Sarı Kartlar: Ndinga (Dk.44), İsmail (Dk.62), Oğuzhan (Dk.69), Marinato (Dk.69),
Samedov (Dk.69), Niasse (Dk.70), Gomez (Dk.81)
Kırmızı Kart: Corluka (Dk.69)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder