Açıkçası bu
kez maç yorumunu yazmadan önce bazı pozisyonlardan emin olmak istedim. Bu
nedenle yazıyı bir gün sonraya bıraktım. Özellikle tartışmalı anları yeniden
izleyip daha sağlıklı değerlendirmek istiyordum.
Sanırım
yazıyı okuyan herkes hangi pozisyondan söz ettiğimi tahmin etmiştir.
Atiba'nın
penaltı pozisyonu.
Maçın ertesi
sabahı spor sayfalarında en fazla konuşulan konulardan biri buydu. Pozisyonu
önce maçın özet görüntülerinden, ardından maç sonrası programlarında birkaç kez
daha izledim. Sonunda vardığım sonuç değişmedi: Bana göre penaltı değildi.
Bunu
özellikle yazmak istiyorum çünkü Beşiktaş'ın bu maçı hakem kararı sayesinde
kazandığı düşüncesine de katılmıyorum. Tam tersine, maç boyunca o kadar fazla
net pozisyon ürettik ki skor çok daha farklı olabilirdi. Penaltı kararı
tartışmalıydı ama Beşiktaş'ın oyun üstünlüğü tartışmalı değildi.
Bu nedenle
pozisyonu takım adına biraz talihsiz buluyorum. Çünkü maçın önüne geçen şey
Beşiktaş'ın ürettiği futbol değil, bu karar oldu.
Hakemin kötü
niyetli olduğunu da düşünmüyorum. Pozisyondan oldukça emin görünüyordu ve bana
göre yalnızca yanlış bir değerlendirme yaptı. Futbolda bunlar oluyor. Böyle
tartışmalı anlarda hakemlerin görüntüden yararlanabilmesi fikri bana hâlâ
mantıklı geliyor. Daha önce bunun örneklerini gördük; belki ileride daha yaygın
hâle gelir.
Biraz da maça
bakalım.
8. ve 10. dakikalarda Sosa kaleciyle karşı karşıya kaldığı iki önemli
fırsatı değerlendiremedi. 12. dakikada ise Ziya, Quaresma'ya ceza sahası
çizgisine yakın bir bölgede oldukça sert bir müdahalede bulundu. Ben bu
pozisyonda faul bekledim ama hakem oyunu devam ettirdi.
İki dakika
sonra bu kez Quaresma rakibinin ayağına bastı.
İlk pozisyonda kendisine yapılan müdahalenin verilmemesi Quaresma'yı sinirlendirmiş olabilir ama bu ikinci hareketi haklı çıkarmaz. Hakem bir pozisyonu kaçırdıysa futbolcunun kendi adaletini sağlamaya çalışması oyunu daha da kontrolden çıkarır. Quaresma'nın yapması gereken, ilk düdük çalmasa bile oyunda kalmak ve tepkisini futboluyla vermekti.
33. dakikada Quaresma sağ kanattan yaptığı güzel ortalardan birinde
Olcay'ı topla buluşturdu ama yine golü bulamadık. Q7 maç boyunca o kadar çok
tehlikeli orta yaptı ki bunlardan birinin bile gole dönüşmemesine inanmak
güçtü.
Hemen
ardından Eneramo, Sivasspor adına tehlikeli bir pozisyona girdi fakat sonuç
alamadı.
Atiba ise bu
maçta yine her yerdeydi.
Savunmada,
orta sahada, hücumda... Bir ara gerçekten ileride mi oynuyor diye düşünmeye
başladım. Birçok hücumun içinde aktif biçimde yer aldı ve 36. dakikada kendisi
de çok net bir gol fırsatı yakaladı.
43. dakikada ise maçın en çok konuşulan pozisyonunda penaltıyı kazanan
oyuncu yine Atiba oldu. Bana göre karar doğru değildi ama Mario Gomez topun
başına geçti ve penaltıyı gole çevirerek Beşiktaş'ı öne geçirdi.
İkinci yarıda
da oyunun yönü fazla değişmedi. Sivasspor zaman zaman hücum etti ama daha
olgun, daha çalışılmış ve daha sürekli pozisyonlar üreten taraf Beşiktaş'tı.
53. dakikada Mario Gomez kaleciyle karşı karşıya kaldığı fırsatı
değerlendiremedi. 55. dakikada Mario, Olcay ve Oğuzhan arasındaki güzel
paslaşma ikinci golü getirecekmiş gibi göründü ama o pozisyon da sonuçsuz
kaldı.
54. dakikada Şenol Güneş, Sosa'yı oyundan aldı. Sosa bu karardan memnun
değildi; yüzünden oyunda kalmak istediği açıkça anlaşılıyordu. Şenol Hoca ise
kenara gelen oyuncusunu teselli etmeyi ihmal etmedi.
Yerine Necip
girdi ve orta saha daha dirençli bir hâle geldi.
82. dakikada bu kez Mario Gomez'in yerine Cenk oyuna dahil oldu. Şenol
Güneş'in bu değişikliği, skoru korumaktan ziyade ikinci golü aradığını
gösteriyordu. Cenk de sahaya girer girmez bunu belli etti; fırsat bulduğu her
anda kaleyi düşündü.
Sonunda golü
kendisi atmak yerine doğru tercihi yaptı. Pasını verdi ve Oğuzhan skoru 2-0'a
taşıyarak maçın sonucunu belirledi.
Son
dakikalarda Sivasspor adına oyuna giren İbrahim, ceza sahasında penaltı
beklediği bir pozisyonda yerde kaldı. Bana göre penaltıyı gerektirecek bir
müdahale yoktu ve hakem de oyunu devam ettirdi.
Maç 2-0
Beşiktaş'ın üstünlüğüyle sona erdi.
Toparlamak
gerekirse, Beşiktaş karşılaşmayı kazanmayı hak eden taraftı. Ürettiğimiz
pozisyonlara bakıldığında çok daha farklı bir skor bile çıkabilirdi. Atiba'nın
kazandığı tartışmalı penaltı maçın konuşulan anı oldu ama doksan dakikanın
bütününü yalnızca o karara indirgemek bana doğru gelmiyor.
Yine de karar
yanlışsa yanlıştır.
Beşiktaş
lehine verilmiş olması bunu değiştirmez.
Kara Kartal bu galibiyetle liderlik koltuğundaki yerini korudu.
Bu arada
yazıyı yazarken bir spor programında Beşiktaş'ın “bir gün aradan sonra
liderliği Fenerbahçe'den geri aldığı” söyleniyordu.
Çok güldüm.
Haftanın
bütün maçları oynanmadan o koltuğa nasıl yerleşiyorsunuz yahu?
Babası sefere
çıkınca tahta oturan şehzade misiniz siz?
Neyse.
Hafta
bittiğinde lider yine Beşiktaş'tı.
Asıl önemli olan da buydu.
Stadyum: Başakşehir Stadyumu
Hakemler: Hüseyin Göçek, Ekrem Kan, Orkun Aktaş, Asım Yusuf Öz (4. Hakem)
Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Ersan, İsmail, Atiba, Oğuzhan, Quaresma, Sosa (Dk.62
Necip), Olcay (Dk.70 Kerim), Gomez (Dk.82 Cenk)
Yedekler: Günay, Serdar, Tosic, Necip, Mustafa, Kerim, Cenk
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Sivasspor: Setkus, Yiğit, Hakan (Dk.74 Yekta), Cicero, Eneramo, İbrahim Ö.,
Burhan, Ziya, Âdem (Dk.79 İbrahim A.), Taouil (Dk.60 Beykan), Aatif
Yedekler: Korcan, Orhan, Paulos, İbrahim A., Beykan, Yekta, Erkan
Teknik Direktör: Okan Buruk
Goller: Gomez (Dk.44 Pen.), Oğuzhan (Dk.90+2)
Sarı Kartlar: Âdem (Dk.42), Ersan (Dk.45), Cicinho (Dk.45+), Necip (Dk.84), Beck (Dk.90+1)




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder