Ligin bitmesine beş hafta kala Akhisar
Belediyespor deplasmanına çıkan Beşiktaş, zorlu geçen mücadeleden 3-3'lük
beraberlikle ayrıldı. Maçın sonlarına doğru yediğimiz golle geriye düştüğümüzde
üç puan bir yana, elimizdeki bir puan da uçup gitmiş gibi görünüyordu. Fakat
her zamanki gibi Cenk sahneye çıktı. Mario'nun pasında topu ağlarla
buluşturarak Beşiktaş'ın deplasmandan altın değerinde bir puanla dönmesini
sağladı.
Bu maç yalnızca altı gol ve şampiyonluk yarışı
açısından taşıdığı önemle değil, Akhisar öne geçtiğinde yedek kulübesinde
ağlamaya başlayan Serdar'ın görüntüsüyle de hatırlanacak. Maçı çevirmek için o
anda yapabileceği hiçbir şey olmayan bir futbolcunun çaresizliğini yüzünde
görmek insanı etkiliyordu. Şampiyonluk mücadelesinin bütün heyecanı içinde
böyle anlar, sahadaki oyuncuların yalnızca formalarından ibaret olmadığını da
hatırlatıyor.
Ligin sonuna yaklaştıkça şampiyonluk yarışı giderek daha heyecanlı bir hâl
alıyor. Doğal olarak bizim gözümüz de bir sonraki gün oynanacak
Trabzonspor-Fenerbahçe karşılaşmasına çevrilmişti. Fakat Fenerbahçe'nin o
deplasmandan 4-0'lık galibiyetle dönmesi, bir kez daha başkasının maçından
medet ummak yerine kendi işimize bakmamız gerektiğini gösterdi. Şampiyon olmak
istiyorsan hesabını rakibinin kaybedeceği puanlara göre değil, kendi
kazanacağın maçlara göre yapmak en doğrusu.
Akhisar Belediyespor, ligin ilk yarısında
Beşiktaş'ı 2-0 mağlup etmişti. Beşiktaş'ın o dönemdeki formunu düşünerek bunun
Akhisar adına önemli bir başarı olduğunu o gün de yazmıştım. Bugünkü karşılaşma
da ilk maçtaki sonucun pek tesadüf olmadığını gösterdi. Akhisar yine kolay
teslim olmadı ve şampiyonluk mücadelesi veren bir takıma karşı ne kadar
tehlikeli olabileceğini bir kez daha ortaya koydu. Rakibin hakkını teslim etmek
gerekiyor.
Beşiktaş açısından bakıldığında ise son
dakikalarda kazanılan bir puanın gerçekten altın değerinde olduğunu
düşünüyorum. Elbette şampiyonluk yarışında iki puan bırakmış olduk ama maçın
geldiği noktayı düşününce Cenk'in golüyle kurtarılan beraberliği küçümsemek
mümkün değil. Şampiyon olma baskısı giderek ağırlaşıyor. Önemli olan bu
baskının takımı bozmasına izin vermeden, onu kalan maçlar için motivasyona
dönüştürebilmek.
Puan avantajı hâlâ Beşiktaş'ın elinde ama üç
puanlı sistem gerçekten acımasız. Bir maçta kaybedilecek birkaç puan,
haftalardır kurduğun bütün hesabı değiştirebiliyor. Bu nedenle yeni stadımızın
açıldığı sezonda şampiyon olmak istiyorsak kalan dört karşılaşmaya bütün
yoğunluğumuzla çıkmamız gerekiyor.
Benim için gecenin umut veren taraflarından
biri de son dakikada gelen beraberliğin takım üzerinde bıraktığı etkiydi.
Futbolcuların hâline baktığımda bunu kaybedilmiş iki puandan çok, son anda
kazanılmış bir puan olarak yaşadıklarını düşündüm. Şampiyonluğa giden son
virajda böyle bir duygunun takımı ayakta tutması önemli olabilir.
Artık yalnızca dört maç kaldı. Beklediğimden
de heyecanlı bir final bizi bekliyor.
Vodafone Arena'nın açıldığı ilk sezonda kupayı
kaldırmak, bu hikâyeye unutulmayacak bir son yazmak anlamına gelecek.
Stadyum: 19 Mayıs Stadyumu
Hakemler: Cüneyt Çakır, Cem Satman, Alpaslan Dedeş
Akhisar Belediyespor: Fatih, Orhan, Douglao, Merter, Caner, Tolga, Sami (Dk.75 Vaz Te),
Nguemo, Grbic (Dk.59 Soner), Custodio (Dk.75 Aykut), Rodallega
Beşiktaş: Tolga, Serdar (Dk.71 Cenk Tosun), Marcelo, Alexis (Dk.84 Kerim Frei),
İsmail, Atiba, Oğuzhan, Quaresma (Dk.71 Gökhan Töre), Sosa, Olcay, Gomez
Goller: Dk.45+1, 54 ve 78 Rodallega (Akhisar BLD.), Dk.15 Mario Gomez, Dk.47
Olcay, Dk.90 Cenk Tosun (Beşiktaş)
Sarı Kart: Custodio (Akhisar Bld.)
Kırmızı Kart: Caner Osmanpaşa (Akhisar BLD.)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder