8 Mayıs 2016 Pazar

GALATASARAY 0 - 1 BEŞİKTAŞ (08/MAYIS/2016)


Beşiktaş, şampiyonluğa üç maç kala çıktığı Galatasaray deplasmanından 1-0'lık galibiyetle dönmeyi başardı. Sezonun ilk yarısında da Galatasaray'ı mağlup eden Kara Kartal, bu kez ezeli rakibini deplasmanda yenerek şampiyonluk yolundaki en önemli engellerden birini daha aştı.

Üstelik Beşiktaş bütün bunları sezonun büyük bölümünü kendi stadından uzakta geçirerek başardı. Vodafone Arena'nın inşaatı nedeniyle iki buçuk yıla yayılan evsizlik döneminin ardından takım ancak sezonun son haftalarında gerçek evine dönebildi. Buna rağmen şampiyonluk yarışının sonuna kadar ayakta kalmak, başlı başına önemli bir başarı.

Önümüzdeki hafta Osmanlıspor'u Vodafone Arena'da ağırlayacağız, ardından sezonun son maçında Konyaspor deplasmanına gideceğiz. Galatasaray karşısında alınan bu üç puanla Beşiktaş artık şampiyonluğa biraz daha yaklaştı.

Bu maç için aklımda üç skor vardı: 0-0, 1-1 ya da Beşiktaş'ın 75 ile 85. dakikalar arasında bulacağı bir golle kazanması. Hatta bunu maçtan önce sosyal medya hesabımda arkadaşlarımla da paylaşmıştım. Gol Mario Gomez'in ayağından 76. dakikada gelince kendimden korktum desem yeridir.

Karşılaşma tam bir derbi havasında geçti. Oyun zaman zaman bir kalede, zaman zaman diğer kalede oynandı ve uzun süre her türlü sonuca açık kaldı. Böyle maçlarda taktiklerin yanında gerilim de futbolun bir parçası hâline geliyor. Nitekim oyuncular arasında zaman zaman yaşanan itişmeler karşılaşmanın tansiyonunu yükseltti. Ezeli rekabet söz konusu olduğunda futbolcuların da atmosferden etkilenmesi herhâlde kaçınılmaz.

Maçın tadını kaçıran başka bir olay ise bir kişinin tribünden sahaya girerek orta sahaya doğru koşmasıydı. Daha sonra üzerindeki tişörtte, o günlerde Suriye tarafından yapılan saldırılar nedeniyle zor günler geçiren Kilis'e dikkat çekmek amacıyla “Kilis yalnız değildir” yazdığı anlaşıldı. Verilmek istenen mesajın taşıdığı duyguyu anlamak mümkün olsa da bunun yolu sahaya girmek olmamalı. Futbol sahasında güvenliğin ve oyunun sınırlarına saygı göstermek gerekiyor.



Maçın uzun süre golsüz devam etmesi şampiyonluk yarışındaki gerilimi giderek artırdı. Dakikalar ilerledikçe bir golün yalnızca bu derbinin değil, belki de bütün sezonun kaderini değiştirebileceği hissi güçleniyordu.

Ve 76. dakikada beklediğimiz gol geldi.

Mario Gomez topu ağlara gönderdi ve Beşiktaş'ı Galatasaray deplasmanında öne geçirdi. Maçtan önce yaptığım tahminin neredeyse dakikası dakikasına gerçekleşmesi işin benim açımdan ayrıca eğlenceli tarafıydı ama o anda insanın aklına tahminden çok, kalan dakikaların nasıl geçeceği geliyor.

Beşiktaş üstünlüğünü son düdüğe kadar korudu ve şampiyonluk yolundaki en zorlu deplasmanlardan birini üç puanla geçti.

Bu galibiyetten sonra artık matematiksel olarak kesinleşmemiş olsa da Beşiktaş'ın şampiyon olacağına inanıyorum. Sezon boyunca temkinli davranıp “olası şampiyonluk” demekten vazgeçmeyen ben bile artık bunu söyleyebiliyorum. Önümüzdeki hafta Vodafone Arena'da oynanacak Osmanlıspor karşılaşmasının şampiyonluğumuzu ilan edeceğimiz maç olacağına dair inancım büyük.

Beşiktaş'ın Konyaspor deplasmanına şampiyon olarak gideceğini düşünüyorum.

Kaldı iki.

Haydi Kara Kartal!


Stadyum: TT Arena

Hakemler: Mete Kalkavan, Serkan Ok, Esat Sancaktar

Galatasaray: Muslera, Linnes, Denayer, Hakan, Carole, Selçuk, Emre (Dk. 84 Umut Bulut), Sabri, Yasin (Dk.64 Sinan Gümüş), Sneijder (Dk.73 Donk), Podolski

Beşiktaş: Tolga, Beck, Tosic, Marcelo, İsmail, Atiba, Sosa (Dk.89 Necip Uysal), Oğuzhan, Quaresma (Dk.71 Cenk Tosun), Olcay (Dk.71 Gökhan Töre), Mario Gomez

Sarı Kartlar: Podolski, Sabri, Sneijder (Galatasaray), Olcay, Marcelo (Beşiktaş)

Gol: Dk. 77 Mario Gomez (Beşiktaş)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder