16 Şubat 2015 Pazartesi

BEŞİKTAŞ 3 - 2 BURSASPOR (15/ŞUBAT/2015)


Beşiktaş, zorlu rakibi Bursaspor'u İstanbul'da misafir etti ve olumsuz hava şartlarına rağmen nefes kesen bir mücadeleden üç puan çıkarmayı başardı. Son dönemlerde izlediğimiz en heyecanlı maçlardan birine sahne olan karşılaşma, doksan dakika boyunca iki takımın da oyunun içinde kaldığı, son düdüğe kadar hiçbir şeyin kesinleşmediği gerçek bir futbol mücadelesiydi.

Soğuk, yağmurlu ve rüzgârlı bir havada oynanan maç, gündüz olmasına rağmen oldukça çetin şartlarda geçti. Beşiktaş ve Bursaspor ilk yarıda karşılıklı olarak iyi mücadele ortaya koydu ancak bana göre Beşiktaş'ın rakibinden bir gömlek üstün olduğu açıkça görülüyordu. On yedinci dakikada Veli ceza sahasının hemen önünde düşürüldü fakat hakem oyunu devam ettirdi. Faul verilseydi oldukça tehlikeli bir noktadan serbest vuruş kullanabilirdik. On dokuzuncu dakikada ise Gökhan kendi yarattığı gol pozisyonunu ısrarla takip etti ancak Bursaspor kalecisini geçemedi. Rakip kalecinin maç boyunca ortaya koyduğu performans gerçekten takdire değerdi.

Hakem kararları açısından da konuşulacak pozisyonlar vardı. Kırk altıncı dakikada Ramon'un gördüğü sarı kart bana göre doğruydu fakat futbolcularımız bu karara gereğinden fazla itiraz ettiler. Özellikle Gökhan itiraz konusunda oldukça ısrarcıydı. Kendi takımım açısından bakınca bile üzerinde bu kadar durulmasını gerektirecek bir karar olduğunu düşünmüyorum. Buna karşılık altmış ikinci dakikada Fernandao'nun yaptığı müdahale bana göre tartışmasız kırmızı karttı. Öyle bir uçan tekmeydi ki hakem oyunu durdurduğunda Fernandao bile kırmızı kart göreceğini düşünmüş olacak, saha dışına doğru yürümeye başladı. Hakem cebinden yalnızca sarı kartı çıkarınca adamın kendisi bile şaşırdı.



Maçın golleri ise mücadeleye yakışacak kadar güzeldi. İlk yarıda yediğimiz gole Demba Ba'nın verdiği cevap muhteşemdi. Elbette golün hazırlanmasında Sosa ve Gökhan'ın da büyük payı vardı. Üçü Bursaspor ceza sahasını adeta Bermuda Şeytan Üçgeni gibi sardılar; o noktadan sonra kalecinin yapabileceği pek bir şey kalmamıştı. İkinci yarıyla birlikte Beşiktaş oyuna ağırlığını daha fazla koyarken Bursaspor, ilk yarıda sergilediği hücum futbolundan vazgeçerek geriye çekilmeyi tercih etti. Bana göre yapabilecekleri en büyük hata da buydu.

Beşiktaş Gökhan'ın ayağından ikinci golü bulduğunda maç benim gözümde bitmişti. Hatta üçüncü golün gelmesini beklemeye başlamıştım. Fakat o da ne? Bursaspor yaptığı taktik hatayı fark etti, yeniden gerçek kimliğine büründü ve atağa kalkmaya başladı. Nitekim ne yapıp edip beraberlik golünü de buldular. İnsan ister istemez soruyor: Madem bu kadar iyi hücum edebiliyordunuz, neden geriye çekildiniz?

Doksan dakika tamamlandığında galibiyete dair ümidimi artık büyük ölçüde kaybetmiştim. Tam o sırada, her geçen gün futbolunun üzerine biraz daha koyan ve giderek benim kendisine yakıştırdığım “halı saha futbolcusu” görüntüsünden uzaklaşan Kerim Frei sahneye çıktı. Kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda yere düşürülmesi Beşiktaş'ın kaderini son anda değiştirdi. Pozisyonu emin olmak için defalarca izledim ve vardığım karar kesin: Penaltıydı. Beni bilen bilir; olmasaydı penaltı değil derdim. Takım kendi takımım da olsa gördüğümü söylerim. Çünkü “iyi olan kazansın” sözünün gerçekten bir anlamı olmasını istiyorsak, yalnızca Beşiktaş taraftarı değil, Beşiktaşlı olmalıyız.

Demba Ba, doksan dakika tamamlandıktan sonra gelen penaltıyı elbette gole çevirdi ve uzun süre aklımızdan çıkmayacak güzellikte bir galibiyetin son noktasını koydu. Birkaç dakika önce beraberliğe razı olmak üzereyken maç 3-2'ye gelmiş, Beşiktaş bir kez daha son ana kadar vazgeçmeyerek üç puanı koparıp almıştı. Böylece liderlik koltuğunu bu hafta da kimselere kaptırmadık.

Bu arada maçı televizyondan anlatan spikerin, “Bakalım Beşiktaş tekrar liderlik koltuğuna oturabilecek mi?” diyerek kendisini rezil etmesi de gözümden kaçmadı. Haftanın bütün maçları tamamlanmadan, maç fazlasıyla puan cetvelinin üzerine çıkan başka takımları hemen liderlik koltuğuna oturtan bu zihniyet beni benden alıyor. Kardeşim, Beşiktaş haftaya lider girdiyse ve kendi maçını henüz oynamadıysa liderlik koltuğundan ne zaman kalktı da şimdi tekrar oturmaya çalışıyor?

Neyse, bırakalım onlar liderlik koltuklarını istedikleri gibi dağıtsınlar. Biz sahadaki hesabımıza bakalım. Beşiktaş bu haftayı da lider tamamladı; hem de böylesine zor, böylesine heyecanlı ve son saniyelerine kadar mücadele ettiği bir maçın ardından.



Stadyum: Atatürk Olimpiyat Stadyumu.

Hakemler: Mustafa Kâmil Abitoğlu, Kemal Yılmaz, Baki Tuncay Akın.

Beşiktaş: Tolga (Dk.15 Cenk), Serdar, Atınç, Franco, Motta, Olcay (Dk. 62 Kerim Frei), Veli (Dk. 72 Oğuzhan), Hutchinson, Gökhan, Sosa, Demba Ba.

Bursaspor: Harun, Aziz, Civelli, Serdar, Şener, Belluschi, Ozan Tufan, Bekir (Dk. 89 Enes Ünal), Josue, Bakambu (Dk. 82 Bakambu), Fernandao.

Sarı Kartlar: Motta, Atınç, Gökhan Töre (Beşiktaş), Serdar Aziz, Fernandao, Ozan Tufan (Bursaspor)

Goller: Dk. 24, 90+3 Demba Ba (2), Dk.87 Gökhan Töre, (Beşiktaş), Dk.12 Bakambu, Dk.90 Ozan Tufan (Bursaspor)

Kırmızı Kartlar: Dk.90+1 Şener Özbayraklı (Bursaspor) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder