Beşiktaş,
zorlu rakibi Bursaspor'u İstanbul'da misafir etti ve olumsuz hava şartlarına
rağmen nefes kesen bir mücadeleden üç puan çıkarmayı başardı. Son dönemlerde
izlediğimiz en heyecanlı maçlardan birine sahne olan karşılaşma, doksan dakika
boyunca iki takımın da oyunun içinde kaldığı, son düdüğe kadar hiçbir şeyin
kesinleşmediği gerçek bir futbol mücadelesiydi.
Soğuk,
yağmurlu ve rüzgârlı bir havada oynanan maç, gündüz olmasına rağmen oldukça
çetin şartlarda geçti. Beşiktaş ve Bursaspor ilk yarıda karşılıklı olarak iyi
mücadele ortaya koydu ancak bana göre Beşiktaş'ın rakibinden bir gömlek üstün
olduğu açıkça görülüyordu. On yedinci dakikada Veli ceza sahasının hemen önünde
düşürüldü fakat hakem oyunu devam ettirdi. Faul verilseydi oldukça tehlikeli
bir noktadan serbest vuruş kullanabilirdik. On dokuzuncu dakikada ise Gökhan
kendi yarattığı gol pozisyonunu ısrarla takip etti ancak Bursaspor kalecisini
geçemedi. Rakip kalecinin maç boyunca ortaya koyduğu performans gerçekten
takdire değerdi.
Hakem
kararları açısından da konuşulacak pozisyonlar vardı. Kırk altıncı dakikada
Ramon'un gördüğü sarı kart bana göre doğruydu fakat futbolcularımız bu karara
gereğinden fazla itiraz ettiler. Özellikle Gökhan itiraz konusunda oldukça
ısrarcıydı. Kendi takımım açısından bakınca bile üzerinde bu kadar durulmasını
gerektirecek bir karar olduğunu düşünmüyorum. Buna karşılık altmış ikinci
dakikada Fernandao'nun yaptığı müdahale bana göre tartışmasız kırmızı karttı.
Öyle bir uçan tekmeydi ki hakem oyunu durdurduğunda Fernandao bile kırmızı kart
göreceğini düşünmüş olacak, saha dışına doğru yürümeye başladı. Hakem cebinden
yalnızca sarı kartı çıkarınca adamın kendisi bile şaşırdı.
Maçın golleri
ise mücadeleye yakışacak kadar güzeldi. İlk yarıda yediğimiz gole Demba Ba'nın
verdiği cevap muhteşemdi. Elbette golün hazırlanmasında Sosa ve Gökhan'ın da
büyük payı vardı. Üçü Bursaspor ceza sahasını adeta Bermuda Şeytan Üçgeni gibi
sardılar; o noktadan sonra kalecinin yapabileceği pek bir şey kalmamıştı.
İkinci yarıyla birlikte Beşiktaş oyuna ağırlığını daha fazla koyarken
Bursaspor, ilk yarıda sergilediği hücum futbolundan vazgeçerek geriye çekilmeyi
tercih etti. Bana göre yapabilecekleri en büyük hata da buydu.
Beşiktaş
Gökhan'ın ayağından ikinci golü bulduğunda maç benim gözümde bitmişti. Hatta
üçüncü golün gelmesini beklemeye başlamıştım. Fakat o da ne? Bursaspor yaptığı
taktik hatayı fark etti, yeniden gerçek kimliğine büründü ve atağa kalkmaya
başladı. Nitekim ne yapıp edip beraberlik golünü de buldular. İnsan ister
istemez soruyor: Madem bu kadar iyi hücum edebiliyordunuz, neden geriye
çekildiniz?
Doksan dakika
tamamlandığında galibiyete dair ümidimi artık büyük ölçüde kaybetmiştim. Tam o
sırada, her geçen gün futbolunun üzerine biraz daha koyan ve giderek benim
kendisine yakıştırdığım “halı saha futbolcusu” görüntüsünden uzaklaşan Kerim
Frei sahneye çıktı. Kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda yere düşürülmesi
Beşiktaş'ın kaderini son anda değiştirdi. Pozisyonu emin olmak için defalarca
izledim ve vardığım karar kesin: Penaltıydı. Beni bilen bilir; olmasaydı
penaltı değil derdim. Takım kendi takımım da olsa gördüğümü söylerim. Çünkü
“iyi olan kazansın” sözünün gerçekten bir anlamı olmasını istiyorsak, yalnızca
Beşiktaş taraftarı değil, Beşiktaşlı olmalıyız.
Demba Ba,
doksan dakika tamamlandıktan sonra gelen penaltıyı elbette gole çevirdi ve uzun
süre aklımızdan çıkmayacak güzellikte bir galibiyetin son noktasını koydu.
Birkaç dakika önce beraberliğe razı olmak üzereyken maç 3-2'ye gelmiş, Beşiktaş
bir kez daha son ana kadar vazgeçmeyerek üç puanı koparıp almıştı. Böylece
liderlik koltuğunu bu hafta da kimselere kaptırmadık.
Bu arada maçı
televizyondan anlatan spikerin, “Bakalım Beşiktaş tekrar liderlik koltuğuna
oturabilecek mi?” diyerek kendisini rezil etmesi de gözümden kaçmadı. Haftanın
bütün maçları tamamlanmadan, maç fazlasıyla puan cetvelinin üzerine çıkan başka
takımları hemen liderlik koltuğuna oturtan bu zihniyet beni benden alıyor.
Kardeşim, Beşiktaş haftaya lider girdiyse ve kendi maçını henüz oynamadıysa
liderlik koltuğundan ne zaman kalktı da şimdi tekrar oturmaya çalışıyor?
Neyse, bırakalım onlar liderlik
koltuklarını istedikleri gibi dağıtsınlar. Biz sahadaki hesabımıza bakalım.
Beşiktaş bu haftayı da lider tamamladı; hem de böylesine zor, böylesine
heyecanlı ve son saniyelerine kadar mücadele ettiği bir maçın ardından.
Stadyum: Atatürk Olimpiyat Stadyumu.
Hakemler: Mustafa Kâmil Abitoğlu, Kemal Yılmaz, Baki Tuncay Akın.
Beşiktaş: Tolga (Dk.15 Cenk), Serdar, Atınç, Franco, Motta, Olcay (Dk. 62 Kerim
Frei), Veli (Dk. 72 Oğuzhan), Hutchinson, Gökhan, Sosa, Demba Ba.
Bursaspor: Harun, Aziz, Civelli, Serdar, Şener, Belluschi, Ozan Tufan, Bekir (Dk.
89 Enes Ünal), Josue, Bakambu (Dk. 82 Bakambu), Fernandao.
Sarı Kartlar: Motta, Atınç, Gökhan Töre (Beşiktaş), Serdar Aziz, Fernandao, Ozan
Tufan (Bursaspor)
Goller: Dk. 24, 90+3 Demba Ba (2), Dk.87 Gökhan Töre, (Beşiktaş), Dk.12
Bakambu, Dk.90 Ozan Tufan (Bursaspor)
Kırmızı Kartlar: Dk.90+1 Şener Özbayraklı (Bursaspor)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder