4 Mayıs 2015 Pazartesi

TRABZONSPOR 0 - 2 BEŞİKTAŞ (03/MAYIS/2105)


Beşiktaş, şampiyonluk yolunda son derece zorlu bir deplasmana çıktı ve bütün endişelerimi boşa çıkararak Trabzonspor'u 2-0 mağlup etmeyi başardı. Açıkçası bu maç beni fazlasıyla korkutuyordu. Sezonun sonuna yaklaşırken rakipler hemen ensemizde ve böyle bir dönemde bırakılacak birkaç puanın telafisi giderek zorlaşıyor.

Şunu da itiraf etmeliyim ki stadyumumuzun inşaat hâlinde olduğu bu dönemde Beşiktaş'tan şampiyonluk beklemiyordum. Bir takımın gerçek anlamda kendi evine sahip olmadan bütün sezon boyunca şampiyonluk mücadelesi verebilmesi bana oldukça zor görünüyordu. Oysa gerek camia gerekse futbolcular bu davaya fazlasıyla inanmış durumda. Özellikle futbolcuların bu sezonu ne kadar ciddiye aldığını görmek bana büyük keyif veriyor. Nihayet ne istediğini bilen, aklı başında bir kadroya sahip olduğumuzu düşünüyorum.

Kadro derken yalnızca futbolculardan söz etmiyorum. Yönetimi, teknik heyeti ve oyuncuları bir bütün olarak kastediyorum. Kulübün çıkarlarını her şeyin önünde tutmaya çalışan bir yönetim, başarıya aç bir teknik kadro ve kazandığı paranın hakkını vermek isteyen futbolcular var. Bir futbol kulübünde bu parçalar aynı hedef doğrultusunda hareket etmeye başladığında başarının gelme ihtimali de doğal olarak yükseliyor. Beşiktaş'ın geleceği konusunda beni asıl umutlandıran şey de bu birliktelik.

Trabzonspor karşısında oyunun hâkimi Beşiktaş'tı. Galibiyeti daha fazla isteyen taraf olduğumuz da açıkça görülüyordu. Demba Ba'nın oyuna girer girmez golünü atması ise gerçekten müthişti. Adam doğrudan amaca hizmet ediyor. Giriyor, golünü atıyor ve işini yapıyor. Muhteşem! Beşiktaş tarihinde elbette çok büyük futbolcular ve çok önemli golcüler izledik ama Demba Ba'nın bende yarattığı etki gerçekten başka. Şu ana kadar gördüklerimle söyleyebilirim ki Beşiktaş tarihinin en iyi golcü transferlerinden biri olma yolunda ilerliyor.

Maçın ardından yine futbolun kendisinden çok başka şeylerin konuşulduğuna şahit olduk. Trabzonspor'un Beşiktaş karşısında özellikle oynamadığını ileri sürenler bile çıktı. Üstelik bunların arasında sözüne ve futbol tecrübesine değer verdiğimiz insanların bulunması beni ayrıca üzdü. Bir takım iyi oynayıp önemli bir deplasmanda galip geldiğinde, başarının hemen başka sebeplerle açıklanmaya çalışılması gerçekten can sıkıcı. Kimse kusura bakmasın; Beşiktaş başarılı olabilir ve olacaktır da. Üstelik stadyum inşaatı tamamlanıp takım yeniden gerçek evine kavuştuğunda bugünkünden çok daha güçlü bir Beşiktaş izleyeceğimize inanıyorum. O gün geldiğinde böyle önemli galibiyetler için neler söyleneceğini de doğrusu merak ediyorum.

Artık zaman iyice daraldı. Önümüzde çok önemli maçlar var ama hiç şüphesiz bunların en kritiklerinden biri Galatasaray karşılaşması olacak. Şampiyonluk yarışının böylesine kızıştığı bir ortamda saha içinde ve dışında tansiyonun oldukça yükselmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Beşiktaş'ın bütün bunlardan uzak durup yalnızca kendi oyununa yoğunlaşması gerekiyor. Bu takımın şimdiye kadar gösterdiği inanç, kalan haftalar için bana yeterince güven veriyor.

Mustafa'nın son dakikada attığı golden bahsetmedik, değil mi? Ne güzel kafa golüydü ama! Demba Ba kilidi açtı, Beşiktaş'ın çocuğu Mustafa da çıkıp perdeyi kapattı.

Helâl olsun.


Stadyum: H. Avni Aker Stadyumu

Hakem: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Mehmet Cem Satman

Trabzonspor: Hakan, Bosingwa, Aykut, Uğur, Mustafa (Dk.46 Yusuf), Medjani, Özer (Dk.60 Cardozo), Mehmet Ekici, Fatih (Dk.84 Waris), Erkan Zengin, Deniz

Teknik Direktör: Ersun Yanal

Beşiktaş: Günay, Opare (Dk.57 Demba Ba), Ersan, Sivok (Dk.75 Atınç), Motta, Gökhan Töre, Atiba, Olcay Şahan, Sosa, Mustafa

Teknik Direktör: Slaven Bilic

Goller: Dk.58 Demba Ba, Dk.90+5 Pektemek (Beşiktaş)

Sarı Kartlar: Uğur Demirok, Yusuf Erdoğan (Trabzonspor), Ramon Motta (Beşiktaş)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder