Beşiktaş,
şampiyonluk yolunda son derece zorlu bir deplasmana çıktı ve bütün endişelerimi
boşa çıkararak Trabzonspor'u 2-0 mağlup etmeyi başardı. Açıkçası bu maç beni
fazlasıyla korkutuyordu. Sezonun sonuna yaklaşırken rakipler hemen ensemizde ve
böyle bir dönemde bırakılacak birkaç puanın telafisi giderek zorlaşıyor.
Şunu da
itiraf etmeliyim ki stadyumumuzun inşaat hâlinde olduğu bu dönemde Beşiktaş'tan
şampiyonluk beklemiyordum. Bir takımın gerçek anlamda kendi evine sahip olmadan
bütün sezon boyunca şampiyonluk mücadelesi verebilmesi bana oldukça zor
görünüyordu. Oysa gerek camia gerekse futbolcular bu davaya fazlasıyla inanmış
durumda. Özellikle futbolcuların bu sezonu ne kadar ciddiye aldığını görmek
bana büyük keyif veriyor. Nihayet ne istediğini bilen, aklı başında bir kadroya
sahip olduğumuzu düşünüyorum.
Kadro derken
yalnızca futbolculardan söz etmiyorum. Yönetimi, teknik heyeti ve oyuncuları
bir bütün olarak kastediyorum. Kulübün çıkarlarını her şeyin önünde tutmaya
çalışan bir yönetim, başarıya aç bir teknik kadro ve kazandığı paranın hakkını
vermek isteyen futbolcular var. Bir futbol kulübünde bu parçalar aynı hedef
doğrultusunda hareket etmeye başladığında başarının gelme ihtimali de doğal
olarak yükseliyor. Beşiktaş'ın geleceği konusunda beni asıl umutlandıran şey de
bu birliktelik.
Trabzonspor
karşısında oyunun hâkimi Beşiktaş'tı. Galibiyeti daha fazla isteyen taraf
olduğumuz da açıkça görülüyordu. Demba Ba'nın oyuna girer girmez golünü atması
ise gerçekten müthişti. Adam doğrudan amaca hizmet ediyor. Giriyor, golünü
atıyor ve işini yapıyor. Muhteşem! Beşiktaş tarihinde elbette çok büyük
futbolcular ve çok önemli golcüler izledik ama Demba Ba'nın bende yarattığı
etki gerçekten başka. Şu ana kadar gördüklerimle söyleyebilirim ki Beşiktaş
tarihinin en iyi golcü transferlerinden biri olma yolunda ilerliyor.
Maçın
ardından yine futbolun kendisinden çok başka şeylerin konuşulduğuna şahit
olduk. Trabzonspor'un Beşiktaş karşısında özellikle oynamadığını ileri sürenler
bile çıktı. Üstelik bunların arasında sözüne ve futbol tecrübesine değer
verdiğimiz insanların bulunması beni ayrıca üzdü. Bir takım iyi oynayıp önemli
bir deplasmanda galip geldiğinde, başarının hemen başka sebeplerle açıklanmaya
çalışılması gerçekten can sıkıcı. Kimse kusura bakmasın; Beşiktaş başarılı
olabilir ve olacaktır da. Üstelik stadyum inşaatı tamamlanıp takım yeniden
gerçek evine kavuştuğunda bugünkünden çok daha güçlü bir Beşiktaş
izleyeceğimize inanıyorum. O gün geldiğinde böyle önemli galibiyetler için
neler söyleneceğini de doğrusu merak ediyorum.
Artık zaman
iyice daraldı. Önümüzde çok önemli maçlar var ama hiç şüphesiz bunların en
kritiklerinden biri Galatasaray karşılaşması olacak. Şampiyonluk yarışının
böylesine kızıştığı bir ortamda saha içinde ve dışında tansiyonun oldukça
yükselmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Beşiktaş'ın bütün bunlardan uzak durup
yalnızca kendi oyununa yoğunlaşması gerekiyor. Bu takımın şimdiye kadar
gösterdiği inanç, kalan haftalar için bana yeterince güven veriyor.
Mustafa'nın
son dakikada attığı golden bahsetmedik, değil mi? Ne güzel kafa golüydü ama!
Demba Ba kilidi açtı, Beşiktaş'ın çocuğu Mustafa da çıkıp perdeyi kapattı.
Helâl olsun.
Stadyum: H. Avni Aker Stadyumu
Hakem: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Mehmet Cem Satman
Trabzonspor: Hakan, Bosingwa, Aykut, Uğur, Mustafa (Dk.46 Yusuf), Medjani, Özer
(Dk.60 Cardozo), Mehmet Ekici, Fatih (Dk.84 Waris), Erkan Zengin, Deniz
Teknik Direktör: Ersun Yanal
Beşiktaş: Günay, Opare (Dk.57 Demba Ba), Ersan, Sivok (Dk.75 Atınç), Motta,
Gökhan Töre, Atiba, Olcay Şahan, Sosa, Mustafa
Teknik Direktör: Slaven Bilic
Goller: Dk.58 Demba Ba, Dk.90+5 Pektemek (Beşiktaş)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder