Maç öncesinde Kasımpaşa ile ilgili dikkatimi çeken en
önemli istatistik, ligin en az gol yiyen takımı olmasıydı. Bunu nasıl
başardıklarını merak ediyordum ve Beşiktaş maçı, soruma cevap bulmak için iyi
bir fırsattı.
Karşılaşma başladığında cevabı da kısa sürede gördüm.
Kasımpaşa adam adama mücadeleyi çok iyi yapan, rakibinin rahat oyun kurmasına
kolay kolay izin vermeyen bir takımdı. Topu alan Beşiktaşlı oyuncunun üzerine
çoğu zaman iki kişi birden gidiyordu. Açıkçası bu tempoyu Beşiktaş karşısında
ne kadar sürdürebileceklerini de merak etmeye başladım.
Tam o sırada maçı anlatan spiker uğursuz totemini yaptı
ve Beşiktaş'ın ilk golü attığı maçları kazandığını söyledi.
Çok lazımdı bu bilgi.
Totem işe yaradı ve ilk golü 24. dakikada Kasımpaşa
adına Eren attı.
İlk yarıda dikkatimi en fazla çeken oyunculardan biri
Quaresma'ydı ama bu kez olumlu anlamda değil. Nedense fazlasıyla gergin
görünüyordu. Rakibinin ayağına tabanıyla bastığı bir pozisyon hakemin gözünden
kaçtı. Ardından birkaç sert müdahalede daha ön plana çıktı. Son olarak hakemin
gözü önünde Tunay'ı ittiğini gördüğümde Şenol Güneş'in onu oyundan çıkarmasını
dilemeye başladım. Bir de sarı kart görmüştü. Bu ruh hâliyle oyuna devam ederse
ikinci kartı görmesi hiç şaşırtıcı olmayacaktı.
Oğuzhan ise ilk yarıda hücuma kalktığı birçok pozisyonda
faulle durduruldu. İlkinde hakem oyunu devam ettirdi ancak sonraki iki
pozisyonda düdüğünü çaldı.
Beşiktaş'ın yediği gole cevabı fazla gecikmedi. 27.
dakikada Luiz Rhodolfo ağları havalandırdı. Yanlış hatırlamıyorsam bu, onun
Beşiktaş formasıyla attığı ilk resmî goldü.
İlk yarı boyunca top bir o kalede bir bu kaledeydi.
Kasımpaşa beklediğimden de iyi oynuyordu. Buna karşılık Beşiktaş'ın son
haftalarda görmeye alıştığımız yenilgiyi kabullenmeyen tavrı devam ediyordu.
Fakat 40. dakikada Ryan Donk'un güzel şutuna engel olamadık. Önünde öylesine
büyük bir boşluk bıraktık ki fırsatı değerlendirmemesi daha zor olurdu. Donk da
gerekeni yaptı ve Kasımpaşa'yı yeniden öne geçirdi.
İlk yarı 2-1 Kasımpaşa üstünlüğüyle sona erdi.
İkinci yarıda Şenol Güneş, Quaresma'nın giderek
tehlikeli bir çizgide ilerlediğini görmüş olacak ki onu sahaya çıkarmadı.
Yerine giren Gökhan Töre ise Beşiktaş'ın oyununu fazlasıyla hareketlendirdi.
52. dakikada Mario Gomez ağları havalandırdı ve yeniden beraberliği
yakaladık.
Son haftalarda Beşiktaş'ın en sevdiğim özelliklerinden biri buydu. Rakip kim olursa olsun, geriye düştüğünde yenilgiyi kabullenmiyordu. Yine de bu maçta sürekli kovalayan taraf olmak beni rahatsız etmeye başlamıştı. Bir türlü öne geçemiyorduk.
Kasımpaşa'nın zaman ilerledikçe yorulacağını
düşünüyordum ama hiç de öyle olmadı. Adam adama mücadeleyi sürdürdüler ve
fırsat buldukça hızlı hücumlarla kalemize gelmeye devam ettiler. Buna rağmen
Beşiktaş'ın oyundaki isteği bana bir süre daha umut veriyordu.
Hani bazen bir takıma bakarsınız ve maçın bittiğini
anlarsınız. Hakem yüz dakika daha oynatsa gol atamayacağı bellidir. Bu maç uzun
süre öyle görünmedi. Beşiktaş maçı istiyordu.
Ama maalesef bu hayatta her istediğimiz olmuyor.
67. dakikada Eren yeniden sahneye çıktı ve bir türlü yorulmak bilmeyen
Kasımpaşa'nın üçüncü golünü attı. Beşiktaş bir kez daha geriye düşmüştü.
İşte bu golden sonra takımın görüntüsü değişmeye
başladı. Bir süre önce ne kadar oynansa maçı çevirebilecekmiş gibi görünen
Beşiktaş gitmiş, yerine beraberliği yakalayacak enerjiyi bile kaybetmiş bir
takım gelmişti. Benim de içime fenalık gelmeye başladı.
Karşılaşmada dikkatimi çeken başka bir ayrıntı, sahada bir kadın hakem görev yapmasıydı. Futbolumuzda kadın hakemleri görmek güzel. Umarım ilerleyen yıllarda görev aldıkları maçların sayısı daha da artar.
Son dakikalar ise fırtına gibi geçti.
90. dakikaya geldiğimizde hakem karşılaşmaya beş dakika ekledi.
Açıkçası bu kadar uzun bir uzatma beklemiyordum. Beş dakikayı görünce içimde
yeniden bir umut belirdi. Aynı şey sahadaki futbolcular için de geçerli olmuş
olacak ki Kara Kartal son bir kez silkelendi ve beraberlik için saldırmaya
başladı.
Uzatmanın üçüncü dakikasında hakem bu kez Beşiktaş
lehine penaltı düdüğünü çaldı.
İlk anda ne olduğunu tam anlayamadım. Penaltıya sevindim
elbette ama pozisyonun nasıl oluştuğunu çözememiştim. Tekrarları birkaç kez
izlediğimde ise hakemin pozisyonu yanlış değerlendirdiğini düşündüm. Bana göre
penaltı değildi.
Üstelik penaltı pozisyonundan önce Atiba'nın topu eliyle
kontrol ettiği bir an da hakemin gözünden kaçmış görünüyordu.
Oğuzhan topun başına geçti, penaltıyı gole çevirdi ve
Beşiktaş son anda beraberliği kurtardı.
Ama sevincim buruk kaldı.
Kimse benim Beşiktaşlılığımı sorgulayamaz. Ben burada
Beşiktaş maçları hakkında yazarken gördüğüm şeyi yazmayı kendime görev
biliyorum. Takımım haksızlığa uğradığında nasıl itiraz ediyorsam, Beşiktaş
lehine verilen bir kararda haksızlık olduğunu düşünüyorsam onu da söylemeliyim.
Çünkü adalet her şeyin üzerinde olmalıdır.
Daha önce kime hangi kararların verildiği, hangi takımın
hangi hakem hatasından yararlandığı benim için bu pozisyonu değiştirmiyor.
Başkasına yapılan yanlış, bize yapılan yanlışı doğru hâle getirmez. Bu nedenle
Kara Kartal'ın tartışmalı bir penaltıyla maçtan puan çıkarmış olması beni
sevindirdiği kadar rahatsız da etti.
Futbol taraftarlığının insanı en çok sınadığı yer belki
de burası. Aleyhinize verilen yanlış karara itiraz etmek kolaydır. Asıl mesele,
yanlış karar sizin lehinize olduğunda da aynı şeyi söyleyebilmektir.
Beşiktaş kötü bir gecede en azından bir puanı kurtardı.
Altı golün atıldığı mücadele 3-3 sona erdi ve maçın tamamına baktığımda bu bir
puanın bizim için önemli bir kazanç olduğunu düşünüyorum.
Ama üç puandan, bir puandan, hatta bazen futbolun
kendisinden bile daha önemli şeyler vardır.
Adalet de onlardan biri.
Stadyum: Başakşehir Stadyumu
Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun
Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Milosevic (Dk.74 Cenk Tosun), İsmail, Atiba,
Necip (Dk.46 Sosa), Quaresma (Dk.46 Gökhan Töre), Oğuzhan, Olcay, Gomez
Kasımpaşa: Isaksson, Veysel, Tarouco, Omeruo, Veigneau (Dk.71 Bozhikov), Donk,
Castro, Hakan (Dk.65 Abdullah Durak), Tunay (Dk.71 Ferhat), Âdem, Eren
Goller: Dk.27 Rhodolfo, Dk.52 Gomez, Dk. 90+4 Oğuzhan (Beşiktaş), Dk.24 ve 67
Eren Derdiyok, Dk.40 Donk (Kasımpaşa)
Sarı Kartlar: Necip, Quaresma (Beşiktaş), Castro, Veysel, Veigneau, Âdem Büyük,
Omeruo, İsaksson (Kasımpaşa)




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder