Kara Kartal nihayet yeni stadyumuna kavuştu ve evindeki ilk maçta zorlu
rakibi Bursaspor'u 3-2 yenmeyi başardı. Beşiktaş iki buçuk yıldır başta
Olimpiyat ve Başakşehir olmak üzere farklı statlarda mücadele etti, bütün bu
evsizliğe rağmen önemli başarılara imza attı. Fakat dün gece bir şeyi yeniden
gördük: İnsanın evi gibisi yok.
Taraftarın
yarattığı baskının rakip takım üzerindeki etkisini görünce, Beşiktaş'ın iki
buçuk yıl boyunca bu avantajdan mahrum kalmasına rağmen ne kadar iyi mücadele
ettiğini daha iyi anladım. Uzun bir aradan sonra Kara Kartal'ı yeniden kendi
evinde izlemek her zamankinden daha keyifliydi. Eskiden önemli maçlardan önce
“Şampiyonluk için stadyum gelin gibi süslendi” derdik. Yeni stadımızın ise
süslenmeye bile ihtiyacı yok; kendisi zaten gelin gibi. Çok bekledik ama
sonunda beklediğimize değdi. Tribünlerin dolmasıyla birlikte görüntü tamamlandı
ve Kara Kartal yeni evinde ilk kez sahaya çıktı.
19. dakikada bulduğumuz gol ofsayt gerekçesiyle geçerli sayılmadı.
Pozisyon karambol hâlindeydi ve yardımcı hakemin kararına itiraz ettim. Fakat
iki dakika sonra artık hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak tarihî an geldi.
Sosa'nın pasında Mario Gomez topu ağlarla buluşturdu ve yeni stadımızdaki ilk
golü atan futbolcu olarak tarihe geçti. Açıkçası gönlümden bu ilk gol için
Quaresma geçiyordu ama Mario'ya da çok yakıştı. Üstelik gol tam yedi pasın
sonunda geldi; son derece güzel bir takım organizasyonuydu.
20. dakikada Sosa'nın serbest vuruşu kalabalık barajdan döndü. 27. dakikada ise Bursaspor organize gelişen hücumunda Traore'yle beraberliği yakaladı. Yine sürekli hücum eden bir Beşiktaş ve yakaladığı az sayıdaki fırsattan birini değerlendiren rakip görüntüsü vardı. Bursaspor'un çok sık gelmemesine rağmen geldiğinde tehlike yaratabilmesi dikkat çekiciydi.
21. dakikada Sosa ceza sahasının hemen önünde düşürüldü ancak
kullandığımız serbest vuruştan sonuç çıkmadı. Bu arada Tolga'nın uzun
vuruşlarla topu oyuna sokarken isabet konusunda sıkıntı yaşadığını gözlemledim.
Beşiktaş genel olarak üstün oynasa da Bursaspor'un yakaladığı pozisyonlarda
tehlikeli olmayı başarması savunma açısından dikkat edilmesi gereken bir
işaretti. 38. dakikada Quaresma gelişine yaptığı vuruşla kaleyi yokladı ancak
top az farkla dışarı çıktı. İlk yarının sonlarına doğru Oğuzhan'ın kullandığı
bir başka serbest vuruşta ise Bursaspor kalecisi köşeye giden topu son anda
çıkardı.
İkinci
yarının hemen başında Mario ceza sahasında yerde kaldı. Ben bu pozisyonda
penaltı bekledim ancak hakem oyunu devam ettirdi. 49. dakikada Bursasporlu
Deniz'in vuruşu Tolga'dan sekip üst direkten döndü. Futbolun yön
değiştirebildiği anlardan biriydi bu; birkaç dakika sonra golü bulan taraf
Beşiktaş oldu. Kornerden gelişen pozisyonda Atiba'nın kaleciyle karşı karşıya
yaptığı vuruş geri döndü, Delgado kafayla tamamladı ve yeni evimizdeki ilk
maçında ilk Beşiktaş golünü atmış oldu. O geceki heyecanla insanın içinden
“Attığı golle gerçek Beşiktaşlı oldu” demek geliyor.
56. dakikada ise hakem bu kez Sosa'nın ceza sahasında düşmesinin
ardından penaltı kararı verdi. İlk anda doğal olarak sevindim ama pozisyonun
tekrarlarını izledikçe fikrim değişti. Hatta emin olmak için sahneyi defalarca
seyrettim ve Sosa'yı düşürecek belirgin bir temas göremedim. Bana göre bu kez
Beşiktaş lehine yanlış bir penaltı kararı verilmişti. Mario'nun vuruşunu kaleci
kurtardı ancak dönen top yeniden önünde kaldı ve ikinci denemesinde golü attı.
57. dakikada Quaresma meşhur trivela vuruşlarından biriyle kaleyi
yokladı ve top çataldan dönerek dışarı çıktı. 70. dakikada oyuna sonradan giren
Stoch, Bursaspor'un ikinci golünü atınca karşılaşma yeniden gerildi. Başka bir
açıdan bakarsak yeni stadın açılış maçına gelenler ilk yetmiş dakikada tam beş
gol görmüş oldular. Açılış gecesi seyir zevki açısından kimseyi eli boş
göndermiyordu.
Skor 3-2'ye gelince tribünlerin
rahatlığı da kayboldu ve tezahüratların temposu biraz düştü. Beşiktaş
savunmasının rakibin az sayıdaki hücumunda bu kadar kolay tehlike yaşaması beni
endişelendirdi. Şampiyonluk yolunda bundan çok daha kritik maçlara çıkacağız ve
aynı açıkları her rakip affetmeyebilir.
77. dakikada sevgili babamın da dikkat çektiği üzere, Bursaspor'un
yorulmasını beklerken teklemeye başlayan taraf Beşiktaş oldu. Dakikalar
ilerledikçe maçın gerilimi arttı. Bursaspor Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu
itirazlarının ardından hakem tarafından tribüne gönderildi. Son bölümde ise
Quaresma ile Hosogai arasında tansiyon yükseldi. Quaresma önce Japon oyuncuyla
girdiği mücadelede sarı kart gördü, kısa süre sonra ikili yeniden karşı karşıya
gelince ortalık karıştı ve hakem 90+4'te iki futbolcuyu da kırmızı kartla oyun
dışına gönderdi. Quaresma son haftalarda sert müdahalelere rağmen kendisini
kontrol etmeyi başarıyordu; bu kez sinirlerine hâkim olamadı. Onun yaşadığı
gerilimi anlayabiliyorum ama özellikle şampiyonluk yarışının bu aşamasında
takımın en önemli oyuncularından birinin kendisini böyle bir pozisyonun içine
sokmaması gerekiyor.
Ardından
maç bitti ve Beşiktaşlılar uzun zamandır bekledikleri geceyi galibiyetle
tamamladı. Yer siyah, gök beyaz oldu. İnşaat sürecini neredeyse her gün takip
ettiğim yeni stadyum, beklentilerimin bile ötesinde bir güzellikle karşımıza
çıktı. Yıllarca farklı statlarda kendi evini arayan Beşiktaş artık yeniden
taraftarının önünde oynayacak. Elbette burada da puan kayıpları olacaktır ama
bu atmosferin takıma büyük bir güç kazandıracağına inanıyorum.
Bir
gün önce Fenerbahçe'nin puan kaybetmesiyle şampiyonluk yarışında önemli bir
avantaj yakalayan Beşiktaş, Bursaspor'u da yenerek kendi üzerine düşeni yaptı.
Fenerbahçe'nin Galatasaray'la oynayacağı ertelenmiş derbiden çıkacak sonuç
elbette bizi de ilgilendiriyor. Yine de artık asıl önemli olan kendi yolumuza
bakmak.
Top
yuvarlak ve önümüzde hâlâ oynanacak maçlar var. Her şey bir anda değişebilir.
Ama bu gece, uzun zamandır ilk kez, şampiyonluk kupasının rengi bana biraz daha
siyah beyaz görünmeye başladı.
Kalan haftaların bitmesini büyük bir heyecanla bekliyoruz.
Stadyum: Vodafone Arena
Hakemler: Barış Şimşek, Uygar Bebek, Mehmet Metin
Beşiktaş: Tolga Zengin, Serdar Kurtuluş (Dk. 84 Beck), Delgado, Marcelo, İsmail
Köybaşı (Dk. 82 Tosic), Olcay Şahan (Dk. 70 Necip Uysal), Hutchinson, Oğuzhan
Özyakup, Quaresma, Sosa, Gomez
Bursaspor: Harun Tekin, Hosogai, Sivok, Traore (Dk. 64 Stoch), Aziz Eraltay,
Şamil Çinaz, Faty (Dk. 75 Jorquera), Emre Taşdemir, Batalla, Necid (Dk. 64 Jem
Paul Karacan), Deniz Yılmaz
Goller: Dk. 21 ve 57 Gomez, Dk. 52 Delgado (Beşiktaş), Dk. 28 Traore, Dk. 70
Stoch (Bursaspor)
Kırmızı Kartlar: Quaresma (maç bitiminde) (Beşiktaş), Hosogai (maç bitiminde)
(Bursaspor)
Sarı Kartlar: Dk. 23 Sivok, Dk. 55 Faty, Dk. 59 Batalla, Dk. 68 Jem Paul Karacan,
Dk. 90 Stoch (Bursaspor)





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder