Beşiktaş, 2016-2017 sezonunun ikinci
maçında Konyaspor’a konuk oldu. Oldukça hızlı başlayan karşılaşmanın ilk golünü
ev sahibi ekip, sekizinci dakikada Bajic’in ayağından buldu. Golün ve
tribünlerden yükselen tezahüratların etkisiyle oyuna daha fazla hâkim olmaya
çalışan Konyaspor, on üçüncü dakikada Quaresma’nın sağ kanattan yaptığı ortayı
Olcay’ın ağlara göndermesiyle bu cesaretinin bedelini ödedi. Hatasını anlamıştı
ama artık çok geçti.
Beraberlik golünün ardından Kara Kartal, üstün
futboluyla Konyaspor’u bunaltmaya başladı. O gün özellikle dikkatimi çeken,
Beşiktaş’ın hücumlarını büyük ölçüde kanatlar üzerinden geliştirmesiydi. Açık
bir futbol oynamaya çalışan rakibinin üzerine sürekli kenarlardan giden
Beşiktaş, bir yandan da Konyaspor’un oyun kurma yollarını kapatıyordu.
Oldukça sıcak bir havada oynanan karşılaşmanın
yirmi beşinci dakikasında hakem su molası verdi ve futbolcular kısa süreliğine
de olsa nefes alma fırsatı buldu. Mola sonrasında oyun aynı hızla yeniden
başladı ve Beşiktaş karşılaşmanın hâkimiyetini bütünüyle eline aldı. Art arda
geliştirdiğimiz ataklar, Konyasporlu oyuncuları hata yapmaya zorluyordu.
Sert futbolundan her zaman şikâyetçi olduğum
Necip, girdiği bir ikili mücadelenin ardından yine sarı kart görmeyi başardı.
Otuz ikinci dakikada ise Beşiktaş, neredeyse boş kaleye gol atamadı. Önce
Olcay’ın pasında Cenk topa dokunamadı; ardından geriden yetişen iki Beşiktaşlı
oyuncunun vuruşları da kaleyi bulmadı. O dakikalarda Konyaspor savunmasının
ciddi bir panik yaşadığını notlarıma eklemeliyim.
Beşiktaş o gün gözüme gerçek bir şampiyon gibi
görünüyordu. Kendine güvenen, deplasmanda oynamayı hiçbir biçimde umursamayan
ve ne yapması gerektiğini bilen kusursuz profesyonel görüntüsüyle, sahada rüya
gibi bir Kara Kartal vardı.
İlk yarının sonlarına doğru düşündüğü futbolu
sahaya yansıtamayan Konyaspor, ikili mücadelelerde daha sert ve etkili olmaya
çalıştı. Bunun karşılığını da kırkıncı dakikada, ilk golü atan Bajic’in gördüğü
sarı kartla aldı. Hemen ardından savunmamızda oluşan ani boşluğu değerlendiren
ev sahibi ekip atağa kalktı. Kalecimizle karşı karşıya kalan Konyasporlu
oyuncu, oldukça zayıf bir vuruş yapınca önemli bir gol fırsatını harcadı.
Devamındaki köşe vuruşundan da sonuç alamadılar.
Belki daha fazlasını yapabilirlerdi ancak Beşiktaş’ın sahaya koyduğu baskın
karakter karşısında öz güvenlerini bir ölçüde yitirdikleri açıkça görülüyordu.
Hakem ilk yarının sonuna dört dakika ilave
etti. Konyaspor, attığı golün ardından yakaladığı en ciddi fırsatlardan birini
bu bölümde buldu ancak Marcelo savunmada zamanında müdahale ederek gole izin
vermedi.
Oyunu istedikleri gibi oynayamamaktan
rahatsızlık duyan Konyasporlu futbolcular giderek agresifleşmeye başlamıştı.
Bunun sonucunda Ali de takımının ikinci sarı kartını gördü. Kararın ardından
tribünler yoğun biçimde tepki gösterirken saha içinde başlayan gereksiz
itişmelerle ortalık bir anda karıştı.
Beşiktaş ceza sahasının hemen dışında yerde
kalan Konyasporlu oyuncu ayağa kalkamayınca, buna rağmen oyunun devam etmesi
hem ev sahibi futbolcuların hem de tribünlerin sert tepkisine yol açtı.
Tepkinin bir bölümünün, pozisyonun içinde bulunan ve hâlihazırda sarı kartı
olan Necip üzerinde hakem baskısı oluşturmaya yönelik olduğu hissediliyordu.
Ortalık yatıştığında hakemin cebinden iki sarı
kart daha çıktı. İtişmenin fitilini ateşleyen kalecimiz Tolga ile Konyasporlu
Ali kartları paylaşan isimlerdi. Kısa süre sonra hakemin düdüğü geldi ve ilk
yarıya eklenen dört dakikanın önemli bir bölümü futbol oynanamadan tamamlandı.
İkinci yarı da ilk yarının sonunda kalan
gerginliğin etkisiyle başladı. Futbol açısından bakıldığında ise Konyaspor
biraz daha derli toplu görünüyordu. Nitekim ikinci yarının hemen başında sağ
kanattan geliştirdikleri atağın ardından yaptıkları vuruşla ikinci gole çok
yaklaştılar.
“Cenk bu takımın tek başına gol yükünü
taşıyabilir mi?” diye soruyorduk ya; adam ikinci haftayı da boş geçmedi. Elli
üçüncü dakikada Andreas Beck’in sağ kanattan gönderdiği olağanüstü uzunluktaki
isabetli pasla savunmanın arkasına sarktı, kaleciyle karşı karşıya kaldı ve
topu ağlara göndererek Beşiktaş’ı öne geçirdi.
Bu golden sonra Konyaspor’un oyundan
kopacağını düşünmüştüm. Fakat ev sahibi ekip, altmışıncı dakikada kullanılan
köşe vuruşunda yine Bajic’in ayağından golü buldu ve skoru 2-2’ye getirdi.
Pozisyonun en can alıcı noktası, kalecimiz Tolga’nın çizgisine âdeta çakılıp
kalması ve topu almak için çıkmamasıydı. İnsan ister istemez soruyor: Bir
kaleci böyle bir köşe vuruşunda topa çıkmayacaksa ne zaman çıkacak?
Asıl dikkat çekici olan, Konyaspor’un topa çok
az sahip olduğu ve hücum üretmekte fazlasıyla zorlandığı bir bölümde ikinci kez
gol bulabilmesiydi. Beşiktaş oyunu kontrol ediyor, Konyaspor ise eline geçen
sınırlı sayıdaki fırsatı değerlendiriyordu. Futbolun üstün oynamakla kazanmak
arasındaki farkı acımasızca hatırlatan maçlardan biriydi.
Beraberlik golünün ardından Kara Kartal kısa
süreliğine sendeledi ancak yeniden toparlanmayı başardı. Kendi ceza sahasının
önüne yerleşen Konyaspor’u organize ataklarla yıpratmaya başladık. Zaman zaman
uzun paslarla da kaleyi yoklayan Beşiktaş, dakikalar ilerledikçe beraberliği
bozmak için daha sabırsız bir futbol oynamaya başladı.
Bir ara rakibi üzerine çekmek amacıyla kendi
sahamızda top çevirmeye başladık ve açıkçası içime fenalık geldi. Beraberliğe
razı görünen ev sahibi takımın bu oyuna gelip savunma güvenliğini terk
edeceğini düşünmek fazlasıyla iyimserlik olurdu.
Şenol Güneş, karşılaşmayı yeniden
hareketlendirmek amacıyla Kerim’i sahaya sürdü. Ne yazık ki bu değişiklik takım
üzerinde beklenen heyecanı yaratmadı. Üstelik Konyaspor, geliştirdiği ani bir
karşı atakta gole çok yaklaştı; savunmamız topu çizgiden çıkartarak mutlak bir
golü önledi.
Ardından Konyaspor bir kez daha atağa
kalkarken Necip yapacağını yaptı. Seksen ikinci dakikada Ömer Ali’yi yere
indirince ikinci sarı kartını gördü ve Beşiktaş’ı on kişi bıraktı. Maçın
neredeyse tamamını kontrol eden Kara Kartal, bir anda beraberliğe razı olması
gereken taraf gibi görünmeye başlamıştı.
Hücumdaki umutlarımız, Kerim’in halı sahada
futbol oynarcasına sürekli rakiplerinin arasına dalıp adam eksiltmeye
çalışmasına kalmış gibiydi. İkinci yarının sonlarına doğru Beşiktaş’ın genel
durgunluğu içinde giderek kaybolan Quaresma oyundan alındı; yerine gol ümidi
olarak Ömer girdi.
Son dakikalar, Beşiktaş’ın galibiyet golünü
arayan ısrarcı futbolu ve Konyaspor’un karşı ataklarıyla geçti. Ev sahibi
ekibin geliştirdiği kontrataklar son derece tehlikeli pozisyonlara dönüştü;
birkaç kez yüreğimiz ağzımıza geldi. Ancak iki takımın çabası da skoru
değiştirmeye yetmedi ve karşılaşma 2-2’lik beraberlikle sona erdi.
Beşiktaş, son derece iddialı ve sağlam
başladığı karşılaşmada birbirinden dengesiz iki gol yiyerek galibiyeti elinden
kaçırdı. Oyunun büyük bölümünü kontrol etmesine ve rakibine üstünlüğünü kabul
ettirmesine rağmen sahadan yalnızca bir puanla ayrıldı.
Yine
de bu karşılaşmada yapılan hatalardan çıkarılacak derslerin, sezonun ilerleyen
haftalarında takıma yol göstereceğine inanıyordum. Çünkü 2016-2017 sezonunun
Beşiktaş kadrosu, henüz bütün parlaklığını göstermeye başlamamış kara bir elmas
gibiydi.
Stadyum: Konya Büyükşehir Stadyumu
Hakem: Cüneyt Çakır
Konyaspor: Serkan, Skubic, Ali Turan, Vukovic, Mehmet, Volkan, Hadziahmetovic,
Ömer Ali, Ali Çamdalı (Dk.88 Barry Douglas), Bajic (Dk.71 Hora), Rangelov
(Dk.62 Milosevic)
Beşiktaş: Tolga, Beck, Marcelo, Necip, Tosic, Atiba, Oğuzhan (Dk62 Rodolfo),
Quaresma (Dk.87 Ömer Şişmanoğlu, Tolgay (Dk.77 Kerim), Olcay,Cenk
Goller: Dk.8 ve Dk.60 Bajic (Konyaspor), Dk.14 Olcay Şahan, Dk.53 Cenk Tosun
(Beşiktaş)
Sarı Kartlar: Bajic, Ali Çamdalı, Ali Turan, Ömer Ali Şahiner (Konyaspor) Tolga
Zengin (Beşiktaş)
Kırmızı Kart: Dk. 82 Necip (Beşiktaş)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder