26 Ağustos 2016 Cuma

KONYASPOR 2 – 2 BEŞİKTAŞ (26/AĞUSTOS/2016)


Beşiktaş, 2016-2017 sezonunun ikinci maçında Konyaspor’a konuk oldu. Oldukça hızlı başlayan karşılaşmanın ilk golünü ev sahibi ekip, sekizinci dakikada Bajic’in ayağından buldu. Golün ve tribünlerden yükselen tezahüratların etkisiyle oyuna daha fazla hâkim olmaya çalışan Konyaspor, on üçüncü dakikada Quaresma’nın sağ kanattan yaptığı ortayı Olcay’ın ağlara göndermesiyle bu cesaretinin bedelini ödedi. Hatasını anlamıştı ama artık çok geçti.

Beraberlik golünün ardından Kara Kartal, üstün futboluyla Konyaspor’u bunaltmaya başladı. O gün özellikle dikkatimi çeken, Beşiktaş’ın hücumlarını büyük ölçüde kanatlar üzerinden geliştirmesiydi. Açık bir futbol oynamaya çalışan rakibinin üzerine sürekli kenarlardan giden Beşiktaş, bir yandan da Konyaspor’un oyun kurma yollarını kapatıyordu.

Oldukça sıcak bir havada oynanan karşılaşmanın yirmi beşinci dakikasında hakem su molası verdi ve futbolcular kısa süreliğine de olsa nefes alma fırsatı buldu. Mola sonrasında oyun aynı hızla yeniden başladı ve Beşiktaş karşılaşmanın hâkimiyetini bütünüyle eline aldı. Art arda geliştirdiğimiz ataklar, Konyasporlu oyuncuları hata yapmaya zorluyordu.

Sert futbolundan her zaman şikâyetçi olduğum Necip, girdiği bir ikili mücadelenin ardından yine sarı kart görmeyi başardı. Otuz ikinci dakikada ise Beşiktaş, neredeyse boş kaleye gol atamadı. Önce Olcay’ın pasında Cenk topa dokunamadı; ardından geriden yetişen iki Beşiktaşlı oyuncunun vuruşları da kaleyi bulmadı. O dakikalarda Konyaspor savunmasının ciddi bir panik yaşadığını notlarıma eklemeliyim.

Beşiktaş o gün gözüme gerçek bir şampiyon gibi görünüyordu. Kendine güvenen, deplasmanda oynamayı hiçbir biçimde umursamayan ve ne yapması gerektiğini bilen kusursuz profesyonel görüntüsüyle, sahada rüya gibi bir Kara Kartal vardı.

İlk yarının sonlarına doğru düşündüğü futbolu sahaya yansıtamayan Konyaspor, ikili mücadelelerde daha sert ve etkili olmaya çalıştı. Bunun karşılığını da kırkıncı dakikada, ilk golü atan Bajic’in gördüğü sarı kartla aldı. Hemen ardından savunmamızda oluşan ani boşluğu değerlendiren ev sahibi ekip atağa kalktı. Kalecimizle karşı karşıya kalan Konyasporlu oyuncu, oldukça zayıf bir vuruş yapınca önemli bir gol fırsatını harcadı. Devamındaki köşe vuruşundan da sonuç alamadılar.



Belki daha fazlasını yapabilirlerdi ancak Beşiktaş’ın sahaya koyduğu baskın karakter karşısında öz güvenlerini bir ölçüde yitirdikleri açıkça görülüyordu.

Hakem ilk yarının sonuna dört dakika ilave etti. Konyaspor, attığı golün ardından yakaladığı en ciddi fırsatlardan birini bu bölümde buldu ancak Marcelo savunmada zamanında müdahale ederek gole izin vermedi.

Oyunu istedikleri gibi oynayamamaktan rahatsızlık duyan Konyasporlu futbolcular giderek agresifleşmeye başlamıştı. Bunun sonucunda Ali de takımının ikinci sarı kartını gördü. Kararın ardından tribünler yoğun biçimde tepki gösterirken saha içinde başlayan gereksiz itişmelerle ortalık bir anda karıştı.

Beşiktaş ceza sahasının hemen dışında yerde kalan Konyasporlu oyuncu ayağa kalkamayınca, buna rağmen oyunun devam etmesi hem ev sahibi futbolcuların hem de tribünlerin sert tepkisine yol açtı. Tepkinin bir bölümünün, pozisyonun içinde bulunan ve hâlihazırda sarı kartı olan Necip üzerinde hakem baskısı oluşturmaya yönelik olduğu hissediliyordu.

Ortalık yatıştığında hakemin cebinden iki sarı kart daha çıktı. İtişmenin fitilini ateşleyen kalecimiz Tolga ile Konyasporlu Ali kartları paylaşan isimlerdi. Kısa süre sonra hakemin düdüğü geldi ve ilk yarıya eklenen dört dakikanın önemli bir bölümü futbol oynanamadan tamamlandı.

İkinci yarı da ilk yarının sonunda kalan gerginliğin etkisiyle başladı. Futbol açısından bakıldığında ise Konyaspor biraz daha derli toplu görünüyordu. Nitekim ikinci yarının hemen başında sağ kanattan geliştirdikleri atağın ardından yaptıkları vuruşla ikinci gole çok yaklaştılar.

“Cenk bu takımın tek başına gol yükünü taşıyabilir mi?” diye soruyorduk ya; adam ikinci haftayı da boş geçmedi. Elli üçüncü dakikada Andreas Beck’in sağ kanattan gönderdiği olağanüstü uzunluktaki isabetli pasla savunmanın arkasına sarktı, kaleciyle karşı karşıya kaldı ve topu ağlara göndererek Beşiktaş’ı öne geçirdi.

Bu golden sonra Konyaspor’un oyundan kopacağını düşünmüştüm. Fakat ev sahibi ekip, altmışıncı dakikada kullanılan köşe vuruşunda yine Bajic’in ayağından golü buldu ve skoru 2-2’ye getirdi. Pozisyonun en can alıcı noktası, kalecimiz Tolga’nın çizgisine âdeta çakılıp kalması ve topu almak için çıkmamasıydı. İnsan ister istemez soruyor: Bir kaleci böyle bir köşe vuruşunda topa çıkmayacaksa ne zaman çıkacak?

Asıl dikkat çekici olan, Konyaspor’un topa çok az sahip olduğu ve hücum üretmekte fazlasıyla zorlandığı bir bölümde ikinci kez gol bulabilmesiydi. Beşiktaş oyunu kontrol ediyor, Konyaspor ise eline geçen sınırlı sayıdaki fırsatı değerlendiriyordu. Futbolun üstün oynamakla kazanmak arasındaki farkı acımasızca hatırlatan maçlardan biriydi.

Beraberlik golünün ardından Kara Kartal kısa süreliğine sendeledi ancak yeniden toparlanmayı başardı. Kendi ceza sahasının önüne yerleşen Konyaspor’u organize ataklarla yıpratmaya başladık. Zaman zaman uzun paslarla da kaleyi yoklayan Beşiktaş, dakikalar ilerledikçe beraberliği bozmak için daha sabırsız bir futbol oynamaya başladı.

Bir ara rakibi üzerine çekmek amacıyla kendi sahamızda top çevirmeye başladık ve açıkçası içime fenalık geldi. Beraberliğe razı görünen ev sahibi takımın bu oyuna gelip savunma güvenliğini terk edeceğini düşünmek fazlasıyla iyimserlik olurdu.

Şenol Güneş, karşılaşmayı yeniden hareketlendirmek amacıyla Kerim’i sahaya sürdü. Ne yazık ki bu değişiklik takım üzerinde beklenen heyecanı yaratmadı. Üstelik Konyaspor, geliştirdiği ani bir karşı atakta gole çok yaklaştı; savunmamız topu çizgiden çıkartarak mutlak bir golü önledi.

Ardından Konyaspor bir kez daha atağa kalkarken Necip yapacağını yaptı. Seksen ikinci dakikada Ömer Ali’yi yere indirince ikinci sarı kartını gördü ve Beşiktaş’ı on kişi bıraktı. Maçın neredeyse tamamını kontrol eden Kara Kartal, bir anda beraberliğe razı olması gereken taraf gibi görünmeye başlamıştı.

Hücumdaki umutlarımız, Kerim’in halı sahada futbol oynarcasına sürekli rakiplerinin arasına dalıp adam eksiltmeye çalışmasına kalmış gibiydi. İkinci yarının sonlarına doğru Beşiktaş’ın genel durgunluğu içinde giderek kaybolan Quaresma oyundan alındı; yerine gol ümidi olarak Ömer girdi.

Son dakikalar, Beşiktaş’ın galibiyet golünü arayan ısrarcı futbolu ve Konyaspor’un karşı ataklarıyla geçti. Ev sahibi ekibin geliştirdiği kontrataklar son derece tehlikeli pozisyonlara dönüştü; birkaç kez yüreğimiz ağzımıza geldi. Ancak iki takımın çabası da skoru değiştirmeye yetmedi ve karşılaşma 2-2’lik beraberlikle sona erdi.

Beşiktaş, son derece iddialı ve sağlam başladığı karşılaşmada birbirinden dengesiz iki gol yiyerek galibiyeti elinden kaçırdı. Oyunun büyük bölümünü kontrol etmesine ve rakibine üstünlüğünü kabul ettirmesine rağmen sahadan yalnızca bir puanla ayrıldı.

Yine de bu karşılaşmada yapılan hatalardan çıkarılacak derslerin, sezonun ilerleyen haftalarında takıma yol göstereceğine inanıyordum. Çünkü 2016-2017 sezonunun Beşiktaş kadrosu, henüz bütün parlaklığını göstermeye başlamamış kara bir elmas gibiydi.


Stadyum: Konya Büyükşehir Stadyumu

Hakem: Cüneyt Çakır

Konyaspor: Serkan, Skubic, Ali Turan, Vukovic, Mehmet, Volkan, Hadziahmetovic, Ömer Ali, Ali Çamdalı (Dk.88 Barry Douglas), Bajic (Dk.71 Hora), Rangelov (Dk.62 Milosevic)

Beşiktaş: Tolga, Beck, Marcelo, Necip, Tosic, Atiba, Oğuzhan (Dk62 Rodolfo), Quaresma (Dk.87 Ömer Şişmanoğlu, Tolgay (Dk.77 Kerim), Olcay,Cenk

Goller: Dk.8 ve Dk.60 Bajic (Konyaspor), Dk.14 Olcay Şahan, Dk.53 Cenk Tosun (Beşiktaş)

Sarı Kartlar: Bajic, Ali Çamdalı, Ali Turan, Ömer Ali Şahiner (Konyaspor) Tolga Zengin (Beşiktaş)

Kırmızı Kart: Dk. 82 Necip (Beşiktaş) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder