24 Eylül 2016 Cumartesi

BEŞİKTAŞ 2 - 2 GALATASARAY (24/EYLÜL/2016)

Türkiye Süper Ligi’nin beşinci haftasında Beşiktaş, Galatasaray’ı Vodafone Arena’da ağırladı. Maç öncesinde Beşiktaş camiasında yüksek bir galibiyet beklentisi vardı. Bunun en önemli sebeplerinden biri de ezeli rakibimizi, İnönü Stadyumu’nun yıkılışından sonra ilk kez yeni evimizde karşılayacak olmamızdı.

Karşılaşmanın ilk dakikalarında Quaresma’ya yapılan birkaç müdahalede hakemin oyunu devam ettirmesi tribünleri de bizi de çabuk gerdi. Ardından Galatasaray’ın kullandığı korner sonrası erken bir gol gelince maçın havası daha da değişti. İlk yarıda rakibin oyunu yavaşlatmaya ve tempoyu düşürmeye yönelik tercihlerinden hoşlanmadım. Özellikle duran toplarda geçen süre ve oyunun sık sık kesilmesi Beşiktaş’ın ritim bulmasını zorlaştırdı.

Bununla birlikte bütün sorumluluğu rakibe yüklemek de doğru olmaz. Beşiktaş ilk otuz dakikada yeterince organize değildi. Quaresma birkaç kez iyi paslarla tehlikeli pozisyonların hazırlanmasına katkı sağladı ama takım olarak hücumda istediğimiz akıcılığı bulamadık. Orta sahada Talisca yerine Oğuzhan’ın başlaması da bana doğru bir tercih gibi görünmedi. Sakatlıktan yeni çıkmış olan Oğuzhan oyunun içinde yeterince yer alamadı.

43. dakikada Bruma, Beşiktaş savunmasının arasından sıyrılarak skoru 2-0’a getirdi. İlk yarının sonlarında Cenk’in yakaladığı fırsat da sonuç vermeyince devre iki farklı Galatasaray üstünlüğüyle tamamlandı.

İlk kırk beş dakika sonunda sorun yalnızca skor değildi. Takımın dizilişi ve oyuncu tercihleri de bana hatalı görünüyordu. Siyah-beyazlı arkadaşım Alper’in söylediği gibi, o akşam formsuz görünen takımın kendisinden çok Şenol Hoca’nın ilk yarı tercihleri olmuştu.

İkinci yarıya Beşiktaş, Talisca ve Aboubakar’ı oyuna alarak başladı; Olcay ile Oğuzhan kenara geldi. Değişikliklerin etkisi hemen hissedildi. Beşiktaş daha hareketli, daha cesur ve daha üretken oynamaya başladı. İlk yarıda kaybedilen zamanın ne kadar değerli olduğu da böylece daha iyi anlaşıldı.



Babamın da söylediği gibi, Şenol Hoca ilk yarıdaki tercihleriyle takımın dizginlerini biraz fazla çekmiş gibiydi. İkinci yarıda ise o dizginler bırakıldı. 73. dakikada Quaresma’nın kullandığı kornerde Marcelo farkı bire indirdi. Bu gol Beşiktaş’ı iyice oyunun içine soktu.

Galatasaray’ın yaptığı savunma ağırlıklı değişiklikler de Beşiktaş’ın baskısını durdurmaya yetmedi. 77. dakikada Tosic’in pasında Cenk topu ağlara gönderdi ve skor 2-2’ye geldi. O andan sonra sahadaki üstünlük belirgin biçimde Beşiktaş’a geçti. İlk yarının tersine, oyunun temposunu belirleyen ve golü arayan taraf artık Kara Kartal’dı.

Hakemin eklediği dört dakikalık bölümde de Beşiktaş galibiyet için bastırdı. Quaresma ceza sahasında çok önemli bir fırsat yakaladı. Pas ihtimali de vardı ama kaleyi görünce vurmayı tercih etti. Top ağlara gitmeyince karşılaşma 2-2 sona erdi.

Maçın ardından bende kalan en güçlü düşünce, Beşiktaş’ın ikinci yarıda ortaya koyduğu futbol oldu. İlk yarıdaki oyuncu tercihleri ve diziliş takımın oyuna geç girmesine sebep olmuştu. Talisca ve Aboubakar’ın oyuna katılmasıyla birlikte hücumdaki hareketlilik belirgin biçimde arttı ve iki farklı geriden gelerek beraberliği yakaladık.

Olcay’ın Beşiktaş’a son üç sezonda verdiği emek tartışılmaz. Oğuzhan da takımın en değerli oyuncularından biri. Ancak form durumları düşünüldüğünde bu derbi için yapılan tercihler bana doğru görünmedi. Buna rağmen 2-0 geriye düştüğümüz bir maçta geri dönüp beraberliği kurtarmak ve Vodafone Arena’daki yenilmezliği sürdürmek gecenin tesellisi oldu.


Stadyum: Vodafone Arena

Hakemler: Ali Palabıyık, Mehmet Cem Satman, Ceyhun Sesigüzel

Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül, Marcelo, Tosic, Caner Erkin, Hutchinson, Gökhan İnler, Olcay Şahan (Dk.46 Anderson Talisca), Oğuzhan Özyakup (Dk.46 Aboubakar), Quaresma, Cenk Tosun (Dk.85 Adriano)

Galatasaray: Muslera, Sabri Sarıoğlu (Dk.78 Cavanda), Chedjou, Hakan Balta, Carole, Tolga Ciğerci, Selçuk İnan, Yasin Öztekin (Dk.79 Josue), Sneijder, Bruma (Dk.88 Sinan Gümüş), Eren Derdiyok

Goller: Dk.73 Marcelo, Dk.78 Cenk Tosun (Beşiktaş), Dk.8 Eren Derdiyok, Dk.44 Bruma (Galatasaray)

Sarı Kartlar: Quaresma, Tosic (Beşiktaş), Sneijder, Tolga, Muslera (Galatasaray) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder