Türkiye Süper Ligi’nin beşinci haftasında Beşiktaş, Galatasaray’ı Vodafone
Arena’da ağırladı. Maç öncesinde Beşiktaş camiasında yüksek bir galibiyet
beklentisi vardı. Bunun en önemli sebeplerinden biri de ezeli rakibimizi, İnönü
Stadyumu’nun yıkılışından sonra ilk kez yeni evimizde karşılayacak olmamızdı.
Karşılaşmanın
ilk dakikalarında Quaresma’ya yapılan birkaç müdahalede hakemin oyunu devam
ettirmesi tribünleri de bizi de çabuk gerdi. Ardından Galatasaray’ın kullandığı
korner sonrası erken bir gol gelince maçın havası daha da değişti. İlk yarıda
rakibin oyunu yavaşlatmaya ve tempoyu düşürmeye yönelik tercihlerinden
hoşlanmadım. Özellikle duran toplarda geçen süre ve oyunun sık sık kesilmesi
Beşiktaş’ın ritim bulmasını zorlaştırdı.
Bununla
birlikte bütün sorumluluğu rakibe yüklemek de doğru olmaz. Beşiktaş ilk otuz
dakikada yeterince organize değildi. Quaresma birkaç kez iyi paslarla tehlikeli
pozisyonların hazırlanmasına katkı sağladı ama takım olarak hücumda istediğimiz
akıcılığı bulamadık. Orta sahada Talisca yerine Oğuzhan’ın başlaması da bana
doğru bir tercih gibi görünmedi. Sakatlıktan yeni çıkmış olan Oğuzhan oyunun
içinde yeterince yer alamadı.
43. dakikada Bruma, Beşiktaş savunmasının arasından sıyrılarak skoru
2-0’a getirdi. İlk yarının sonlarında Cenk’in yakaladığı fırsat da sonuç
vermeyince devre iki farklı Galatasaray üstünlüğüyle tamamlandı.
İlk
kırk beş dakika sonunda sorun yalnızca skor değildi. Takımın dizilişi ve oyuncu
tercihleri de bana hatalı görünüyordu. Siyah-beyazlı arkadaşım Alper’in
söylediği gibi, o akşam formsuz görünen takımın kendisinden çok Şenol Hoca’nın
ilk yarı tercihleri olmuştu.
İkinci
yarıya Beşiktaş, Talisca ve Aboubakar’ı oyuna alarak başladı; Olcay ile Oğuzhan
kenara geldi. Değişikliklerin etkisi hemen hissedildi. Beşiktaş daha hareketli,
daha cesur ve daha üretken oynamaya başladı. İlk yarıda kaybedilen zamanın ne
kadar değerli olduğu da böylece daha iyi anlaşıldı.
Babamın da söylediği gibi, Şenol
Hoca ilk yarıdaki tercihleriyle takımın dizginlerini biraz fazla çekmiş
gibiydi. İkinci yarıda ise o dizginler bırakıldı. 73. dakikada Quaresma’nın
kullandığı kornerde Marcelo farkı bire indirdi. Bu gol Beşiktaş’ı iyice oyunun
içine soktu.
Galatasaray’ın
yaptığı savunma ağırlıklı değişiklikler de Beşiktaş’ın baskısını durdurmaya
yetmedi. 77. dakikada Tosic’in pasında Cenk topu ağlara gönderdi ve skor 2-2’ye
geldi. O andan sonra sahadaki üstünlük belirgin biçimde Beşiktaş’a geçti. İlk
yarının tersine, oyunun temposunu belirleyen ve golü arayan taraf artık Kara
Kartal’dı.
Hakemin
eklediği dört dakikalık bölümde de Beşiktaş galibiyet için bastırdı. Quaresma
ceza sahasında çok önemli bir fırsat yakaladı. Pas ihtimali de vardı ama kaleyi
görünce vurmayı tercih etti. Top ağlara gitmeyince karşılaşma 2-2 sona erdi.
Maçın
ardından bende kalan en güçlü düşünce, Beşiktaş’ın ikinci yarıda ortaya koyduğu
futbol oldu. İlk yarıdaki oyuncu tercihleri ve diziliş takımın oyuna geç
girmesine sebep olmuştu. Talisca ve Aboubakar’ın oyuna katılmasıyla birlikte
hücumdaki hareketlilik belirgin biçimde arttı ve iki farklı geriden gelerek
beraberliği yakaladık.
Olcay’ın
Beşiktaş’a son üç sezonda verdiği emek tartışılmaz. Oğuzhan da takımın en
değerli oyuncularından biri. Ancak form durumları düşünüldüğünde bu derbi için
yapılan tercihler bana doğru görünmedi. Buna rağmen 2-0 geriye düştüğümüz bir
maçta geri dönüp beraberliği kurtarmak ve Vodafone Arena’daki yenilmezliği
sürdürmek gecenin tesellisi oldu.
Stadyum: Vodafone Arena
Hakemler: Ali Palabıyık, Mehmet Cem Satman, Ceyhun Sesigüzel
Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül, Marcelo, Tosic, Caner Erkin, Hutchinson,
Gökhan İnler, Olcay Şahan (Dk.46 Anderson Talisca), Oğuzhan Özyakup (Dk.46
Aboubakar), Quaresma, Cenk Tosun (Dk.85 Adriano)
Galatasaray: Muslera, Sabri Sarıoğlu (Dk.78 Cavanda), Chedjou, Hakan Balta, Carole,
Tolga Ciğerci, Selçuk İnan, Yasin Öztekin (Dk.79 Josue), Sneijder, Bruma (Dk.88
Sinan Gümüş), Eren Derdiyok
Goller: Dk.73 Marcelo, Dk.78 Cenk Tosun (Beşiktaş), Dk.8 Eren Derdiyok, Dk.44
Bruma (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Quaresma, Tosic (Beşiktaş), Sneijder, Tolga, Muslera (Galatasaray)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder