1 Ekim 2016 Cumartesi

RİZESPOR 0 - 1 BEŞİKTAŞ (01/EKİM/2016)



Beşiktaş, 2016-2017 Süper Lig sezonunun altıncı maçında Rizespor'a konuk oldu. Büyük bölümü düşük tempoda geçen ve uzun süre iki takımın da galibiyete ulaşacak hamleyi yapamadığı karşılaşmayı Kara Kartal, uzatma dakikalarında Adriano'nun ayağından gelen muhteşem golle 1-0 kazanarak üç puanı almayı başardı.

Öncelikle kadro tercihine bakmak gerekiyor. Beşiktaş hafta içinde Şampiyonlar Ligi'nde Dinamo Kiev'i ağırlamış ve 1-1 berabere kalmıştı. Şenol Güneş doğal olarak Rizespor karşısına farklı bir kadroyla çıktı. Fakat doğrudan hocayı eleştirmek yerine sahaya çıkan takıma bakmak gerektiğini düşünüyorum. Savunması ve orta sahası gayet yerinde, üstelik iki santrforla oynayan bir Beşiktaş vardı. Elbette buna as kadro diyemeyiz ama eksik bir takım da değildi. O hâlde ilk 45 dakikanın neden böylesine düşük tempoda ve galibiyet arzusundan uzak geçtiğini de sormak gerekiyor.

Seksenli yıllarda alışık olduğumuz bir takım anlayışı vardı. Neredeyse değişmeyen bir ilk on bir sahaya çıkar, forma numaraları bile birden on bire sıralanırdı. Bir oyuncu sakatlanmadığı sürece yedeklerden birinin forma bulması kolay değildi. Fakat artık yıl 2016 ve futbol çok değişti. Büyük takımlar yalnızca güçlü bir ilk on bire değil, farklı kulvarlarda oynarken sahaya sürebilecekleri alternatif kadrolara da sahip olmak zorunda. Beşiktaş'ın hedefi Türkiye sınırlarını aşmaksa, sahaya hangi oyuncular çıkarsa çıksın takımın kazanma isteğini ve oyun anlayışını koruyabilmesi gerekiyor. İlk yarıda bunu başardığımızı söylemek ne yazık ki mümkün değildi. Neyse ki devreyi gol yemeden kapattık.

Şenol Güneş ikinci yarıya iki değişiklikle başladı. Quaresma ve Aboubakar oyuna girerken Olcay ile Ömer kenara geldi. Q7 ve Aboubakar'ın katılmasıyla birlikte karşılaşmanın görüntüsü de değişti ve Beşiktaş, Rizespor üzerinde daha fazla baskı kurmaya başladı. Bu sevindirici olduğu kadar üzerinde düşünülmesi gereken bir durum. Çünkü as oyuncular oyuna girdikten sonra takımın böylesine belirgin biçimde değişmesi, kadro alternatiflerinin henüz aynı oyun seviyesine ulaşamadığını gösteriyor.


TOLGAY İYİYDİ AMA ŞÜPHESİZ ONDAN BEKLENTİLER DAHA YÜKSEK

Bir de bugün topun Beşiktaş'ı pek sevmediği belliydi. Ne kadar hücum etmeye çalışsak ya pozisyonlar cılız kaldı ya da son vuruşlar kaleyi bulmadı. Top sanki Kara Kartal'dan kaçıyor, gol olmamak için elinden geleni yapıyordu. Rizespor ise özellikle ikinci yarıda daha çok kendi yarı sahasında kalmayı tercih etti. İlk yarıdaki düşük tempomuzu değerlendirebilselerdi karşılaşmanın bizim açımızdan çok daha zor bir hâle gelmesi mümkündü.

Dakikalar ilerledikçe 0-0'ın maçın sonucu olacağı düşüncesine iyice alışmaya başlamıştım. 80. dakikadan sonra Rizesporlu oyuncular da oyunun temposunu düşürmeye başladı. Bunu çok da yadırgamıyorum; Beşiktaş karşısında alınacak bir puanın onlar açısından değerli olması son derece doğal.

Şenol Güneş son hamlesini Adriano'yu oyuna alarak yaptı. Bu kez Necip kenara geldi. Adriano'nun Barcelona'dan gelen, önemli tecrübeye sahip bir transfer olduğunu unutmamak gerekiyor. Sezon ilerledikçe Beşiktaş'a kritik anlarda katkı sağlayabilecek bir oyuncu olduğunu düşünüyordum ama bunun ilk büyük örneğini görmek için fazla beklememiz gerekmedi.

Doksan dakikası golsüz tamamlanan karşılaşmada hakemin verdiği üç dakikalık uzatma oynanıyordu. Adriano orta sahanın biraz ilerisinde topu önünde buldu, kafasını kaldırdı ve kalecinin konumunu gördü. Ardından öyle bir vurdu ki eski spikerlerin deyişiyle kaleci topu görmedi bile sayın seyirciler. Top ağlara giderken ortaya tam jeneriklerde kullanılacak türden bir gol çıktı.

Gol kadar Adriano'nun sevinci de hoşuma gitti. İtiraf etmeliyim ki transferini ilk duyduğumda, kariyerinin bu döneminde Beşiktaş'a gelen büyük isimlerden biri olarak burayı yalnızca yeni bir profesyonel durak gibi görebileceğinden endişelenmiştim. Fakat o golün ardından yaşadığı sevinci görünce bu düşüncemden dolayı biraz utandım. Siyah-beyaz formayı üzerine geçirdiğinde sanki kırk yıllık Kara Kartal'a dönüşmüştü.

Ne yalan söyleyeyim, maçın sonlarına geldiğimizde Beşiktaş'ın kazanacağına artık pek inanmıyordum. Adriano öyle bir anda ve öyle bir golle çıktı ki bir kez daha topun gerçekten yuvarlak olduğunu hatırladık.

İyi oynamadığımız bir deplasmandan son dakikada üç puan çıkardık. Şampiyonluk yolunda bazen güzel futbol kadar böyle maçları kazanabilmek de önemli.

Bize de bu cumartesi akşamının keyfini çıkarmak ve başımızı yastığa rahat koymak kaldı.


ADRIANO'NUN GOL SEVİNCİ GÖRÜLMEYE DEĞERDİ

Stadyum: Çaykur Stadyumu

Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun

Rizespor: Diallo, Orhan Ovacıklı, Oboabona, Ümit Kurt, Dhurgham İsmail, Petrucci, Saadane, Ahmet İlhan Özek (Dk.62 Kweuke), Janster, Emrah Başsan (Dk.85 Atiemwen), Oğulcan Çağlayan (Dk.90 + 2 Özgür Çek)

Beşiktaş: Fabricio, Beck, Tosic, Marcelo, Caner Erkin, Necip Uysal (Dk.75 Adriano), Hutchinson, Tolgay Arslan, Ömer Şişmanoğlu (Dk.46 Aboubakar), Olcay Şahan (Dk.46 Quaresma), Cenk Tosun

Gol: Dk.90+3 Adriano (Beşiktaş)

Sarı Kartlar: Ahmet İlhan Özek (Rizespor), Tolgay Arslan, Marcelo, Quresma, Adriano (Beşiktaş)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder