2015-2016 sezonunu Mersin İdman Yurdu deplasmanıyla açan
Beşiktaş, bize gerçek bir futbol şöleni izletti. Beklentilerimin çok ötesinde
bir takımla karşılaştığımı itiraf etmeliyim. Böylesine organize, iştahlı ve
iddialı bir Beşiktaş beklemiyordum. Kara Kartal'ın sezon açılışını adı olan
skorla, “beş”le tamamlaması ise ayrı bir keyif oldu.
Hani çocukken “Beş atacağız!” derdik ya... Daha önce de
bahsetmişimdir; bazen altı gol atsanız bile beş gol kadar etkili olmaz. Beş
rakamının futbolda tuhaf bir gücü var. Önemli bir maça çıkılırken taraftar
“Yeneceğiz!” demekle yetinmez, “Beş atacağız!” der. Neden dört değil, neden
altı değil bilmiyorum. Garip ama eğlenceli.
Beşiktaş bu sezon yaptığı transferlerle şampiyonluk
konusunda ne kadar iddialı olduğunu daha baştan gösterdi. Özellikle
Quaresma'nın takıma dönüşü hepimizi heyecanlandırmıştı. Onu yeniden Beşiktaş
formasıyla görmek benim için neredeyse rüya gibiydi. Başka takımları tutan bazı
arkadaşlarımın bunun gereksiz ve yararsız bir transfer olduğu yönündeki
yorumları da heyecanımı azaltmadı. Aksine, Quaresma'nın Beşiktaş'a yeniden
neler verebileceğini görmek için sabırsızlanıyordum. Bana göre bu sezonun en
heyecan verici transferlerinden biri kesinlikle oydu.
İlk ciddi sınav Mersin İdman Yurdu deplasmanıydı ve Kara
Kartal, en klasik tabirle maça fırtına gibi başladı. Henüz üç dakika geçmeden
üç gol pozisyonu üretmişti. Tribündeki ve televizyon başındaki Beşiktaşlılar
olarak daha maçın başında oyuna kilitlendik. Golün, hatta gollerin arka arkaya
geleceği hissi vardı.
Beklentimiz uzun sürmeden karşılığını buldu. Dokuzuncu
dakikada Cenk çok şık bir golle perdeyi açtı. Bu sezon gol krallığı yarışında
onun adını sık sık duyabiliriz. Çünkü çevresinde serbest oynayabilen Quaresma,
Gökhan ve Oğuzhan gibi üç oyuncu var. Bu üçlü rakip savunmanın çevresinde adeta
örümcek ağı örüyor; aradan sıyrılıp işi bitirmek de Cenk'e kalıyor.
Rüya gibi.
Ev sahibi takımın hakkını da yememek gerekiyor. Mersin
İdman Yurdu maça cesur başladı ve Beşiktaş'ın ardı arkası kesilmeyen
hücumlarına kontrataklarla karşılık vermeye çalıştı. Bunun sonuç
verebileceğinin işaretleri görülüyordu ve 20. dakikada Nakoulma'nın golüyle
beraberliği yakaladılar. “Beşiktaş bu golü yememeliydi,” demek kolay ama
adamlar kafalarındaki oyunu sahaya doğru yansıttılar ve sonunda karşılığını
aldılar.
Geçen sezon bu tür gollerin ardından Kara Kartal'ın
oyuna olan yoğunluğunun düştüğüne defalarca şahit olmuştuk. Bu kez öyle olmadı.
Zaten Gökhan'la Quaresma'nın birlikte hücum ettiği bir takımın kolay kolay
oyundan düşmesini beklemek de zor.
Mersin İdman Yurdu direndi ama ilk yarı bitmeden, 44.
dakikada Cenk bir kez daha sahneye çıktı. Bu golde Oğuzhan'ın payı büyüktü.
Beşiktaş'a ilk geldiği dönemde çok etkileyici bir futbol oynayan Oğuzhan'ın
performansı daha sonra iniş çıkışlar yaşamıştı. Bu gece ise karşımızda daha
olgun, ne yapmak istediğini daha iyi bilen bir Oğuzhan vardı. Gol pasını adeta
yoktan var etti; işi bitirmek Cenk'e kaldı.
İkinci yarıda tempo biraz düştü. Quaresma'nın
sakatlanarak oyundan çıkmasıyla ilk yarıdaki eğlence ve heyecan da bir miktar
azaldı. Havanın oldukça sıcak olduğunu da unutmamak gerekiyor.
Ama Cenk belli ki gecenin yıldızı olmaya karar vermişti.
68. dakikada üçüncü golünü Mersin İdman Yurdu ağlarına göndererek hat-trick
yaptı. Daha sezonun ilk maçında üç gol... Başlangıç dediğin herhâlde böyle
olur.
Olcay da bu gece fazlasıyla hırslıydı. Gerçi takımın
neredeyse kesintisiz çalışan oyuncusundan böyle bir performans görmek artık
şaşırtıcı değil. Adam makine gibi. Rakip oyuncuların kendisini faullerle
durdurmasına gösterdiği tepki bile oyuna ne kadar yoğunlaştığını belli
ediyordu. Bu hırsını bir de golle süsleyince keyfimiz iyice yerine geldi.
Tam arkamıza yaslanmış maçın tadını çıkarıyorduk ki
Mersin İdman Yurdu'ndan bir Beşiktaş klasiği hâline gelmeye başlayan son
dakikalar golünü yedik. Her şey bu kadar güzel giderken geçen sezondan kalan
bazı alışkanlıkların yeniden ortaya çıkması insanın canını sıkmıyor değil.
Neyse ki son sözü yine Beşiktaş söyledi. Oyuna sonradan
giren Kerim, müthiş bir şutla perdeyi kapattı ve Kara Kartal sezonun ilk maçını
adı olan skorla tamamladı:
Beş.
Quaresma'yı sezonun en heyecan verici transferi olarak
gördüğümü söylemiştim. Maçı anlatan spikerler aynı yakıştırmayı Gomez için
yaptılar ama şimdilik fikrim değişmiş değil. Gomez'in çok kaliteli bir futbolcu
olduğu ortada ve Beşiktaş formasıyla birçok gol atacağına inanıyorum. Bu maçın
ikinci yarısında oyuna girdi ancak kendisini gösterecek fazla fırsat bulamadı.
Bir sonraki maça artık.
Teknik direktör konusunda ise duygularım biraz karışık.
Slaven Bilic'in gönderilmesine hâlâ üzülüyorum. Ona alışmıştık; takımla kurduğu
bağı, saha kenarındaki heyecanını ve Beşiktaş'a duyduğu sevgiyi benimsemiştik.
Ancak artık yeni bir dönem başladı ve takımın başında Şenol Güneş var.
Şenol Güneş, Türk futbolunda yıllardır saygı duyduğum
isimlerden biri. Futbola yaklaşımı, deneyimi ve duruşuyla Beşiktaş'a
yakışacağını düşünüyorum. Bilic'in gidişine üzülmem, yerine gelen teknik
direktöre daha en başından mesafeli durmam gerektiği anlamına gelmiyor. Aksine,
Beşiktaş'ın başında başarılı olması için kendisine bütün desteğimi vermek
istiyorum. O da daha ilk maçında iştahlı, hücum eden ve beş gol atan bir takım
izleterek başlangıcı fazlasıyla güzel yaptı.
Maçta beni etkileyen bir başka an da atılan gollerden
birinin ardından futbolcularımızın tribünlere asker selamı vererek hayatını
kaybeden askerleri anmasıydı. O günlerde ülkeden gelen acı haberlerin yarattığı
atmosfer düşünüldüğünde, futbolcuların bu şekilde saygılarını göstermeleri
benim için anlamlıydı.
Sezonun daha ilk maçı. Önümüzde uzun bir yol var ve tek
bir galibiyet üzerinden büyük hükümler vermek için elbette çok erken. Ama insan
gördüğü futbol karşısında heyecanlanmadan da edemiyor.
Yeni teknik direktör, yeni oyuncular, yeniden aramıza
katılan Quaresma, hat-trick yapan Cenk ve sezonun ilk doksan dakikasında atılan
beş gol...
Geçen sezon hayal kurmayı yeniden öğrenmiştik.
Bu sezon o hayallerin peşinden koşmaya hazır görünüyoruz.
Stadyum: Mersin Stadyumu
Hakemler: Bülent Yıldırım, Ekrem Kan, Asım Yusuf Öz, Bülent Gökçü (4. Hakem)
Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Ersan, Tosic, Atiba, Oğuzhan (Dk.74 Gomez),
Gökhan, Olcay, Quaresma (Dk.46 Necip), Cenk T. (Dk.82 Kerim)
Yedekler: Günay, Necip, İsmail, Kerim, Serdar, Milosevic, Gomez
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Mersin İ.Y.: Mihaylov, Serkan, Vederson, Mitrovic, Sadiku, Khalili(Dk.83 Güven),
Mehmet, OktayDk.70 Pedriel), Nakoulma, Tita(Dk.46 Halil), Welliton
Yedekler: Muammer, Halil, Nurulla, Enes, Güven, Pedriel, Futacs
Teknik Direktör: Mesut Bakkal
Goller: Cenk T. (Dk.9, 44, 68), Nakoulma (Dk.20, 89), Olcay (Dk.73), Kerim
(Dk.90+)
Sarı Kartlar: Mehmet T. (Dk.37, 65), Oğuzhan (Dk.50), Vederson (Dk.73), Tolga
(Dk.87)
Kırmızı Kart: Mehmet T. (Dk.65)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder