Beşiktaş, Türkiye Kupası'ndaki ikinci maçında Sivas Dört
Eylül Belediyespor'a konuk oldu. Sakatlıktan yeni çıkan veya ilk on birde fazla
forma şansı bulamayan oyuncuların ağırlıkta olduğu kadroyla sahaya çıkan Kara
Kartal, karşılaşmadan 2-0 galip ayrılmayı başardı.
Maçın benim açımdan en sevindirici gelişmelerinden biri
Veli'nin uzun süren sakatlığının ardından nihayet sahalara dönmesiydi.
Karşılaşma ise neredeyse bir antrenman havasında başladı. Henüz 5. dakikada
Cenk oldukça rahat bir pozisyonda golü buldu ve Beşiktaş'ı öne geçirdi.
14. dakikada Sivas Dört Eylül Belediyespor'dan Melih kırmızı kart
gördü. Yayıncı kuruluş pozisyonun tekrarını yeterince göstermeyince tam olarak
ne olduğunu anlayamadım. Dolayısıyla kararın doğruluğu konusunda kesin bir şey
söylemek mümkün değildi.
İlk yirmi dakikada Kara Kartal üç kez ofsayta düştü.
Buna karşılık Sivas temsilcisinin karşısındaki takımın adına ve gücüne fazla
aldırmadan kendi futbolunu oynamaya çalışması hoşuma gitti. Ataklarının önemli
bir bölümü Beşiktaş savunmasında sonuçsuz kalsa da on kişi kalmalarına rağmen
tamamen kapanmak yerine cesurca ileri çıkmaya çalışmaları takdiri hak ediyordu.
27. dakikada Beşiktaş'ın bir topu direkten döndü. İki dakika sonra Veli
uzaktan kaleyi deneyerek adeta “Ben de yeniden buradayım,” mesajını verdi. Onu
uzun bir aradan sonra yeniden Beşiktaş formasıyla sahada görmek güzeldi.
28. dakikada Mustafa orta sahada iki rakibinin arasında kalıp topu
kaybetti. Bu maçta ciddi bir sonuç doğurmadı ama daha güçlü rakipler karşısında
bu tür top kayıplarının ne kadar tehlikeli olabileceğini unutmamak gerekiyor.
Aynı sorunu zaman zaman Quaresma'da da görüyoruz.
29. dakikada Atilla, kendi ceza sahalarından gönderilen uzun bir pasla
Beşiktaş savunmasının arkasına sarktı ve şutunu çekti ancak Günay'ı geçemedi.
Hatırladığım kadarıyla ev sahibi takımın ilk yarıdaki en organize hücumu ise
44. dakikada geldi. Hakemin devreye eklediği bir dakikalık sürede Motta'nın
uzaktan çektiği şut da gol olmayınca ilk yarı Beşiktaş'ın 1-0 üstünlüğüyle sona
erdi.
İkinci yarının başında Necip önce basit bir taç kararına
itiraz etti, hemen ardından rakibine arkadan yaptığı faul nedeniyle sarı kart
gördü. Üstelik o gün kolunda kaptanlık bandı vardı. Bana göre kaptanlık
yalnızca kola takılan bir banttan ibaret değil; takım arkadaşlarına örnek
olacak sakinliği de gerektiriyor. Necip'in böyle gereksiz anlarda biraz daha
kontrollü davranması gerektiğini düşünüyorum.
İkinci yarının ilk ciddi Beşiktaş atağında Mustafa'nın
pasıyla Pedro şutunu çekti ancak top kornere çıktı. 56. dakikada ise Tosic'in
sol kanattan yaptığı ortada Mustafa golünü attı.
Onun gol attığı maçları özlemiştik.
Uzun süren sakatlığının ve önündeki güçlü santrfor
rekabetinin ardından yeniden golle buluşması beni ayrıca sevindirdi. Umarım bu
gol onun için yeni bir başlangıç olur.
68. dakikada ceza sahasının dışında aldığı pası şuta çeviren Mustafa
gole bir kez daha çok yaklaştı ancak top direkten döndü. Böylece Beşiktaş'ın
karşılaşmadaki ikinci şutu direkten dönmüş oldu.
69. dakikada ise Milosevic, Burak'ın ayağına arkadan yaptığı sert
müdahale nedeniyle doğrudan kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Müdahalenin
ardından Burak da maça devam edemedi. Böylece iki takım da karşılaşmayı on kişi
tamamlamak zorunda kaldı.
Maçın yayınında, Sivas Dört Eylül Belediyespor'un uzun
süre on kişi oynamasına vurgu yapılarak Beşiktaş'ın daha farklı bir oyun ortaya
koymasının beklendiği dile getirildi. Ben bu değerlendirmeye pek katılmıyorum.
Elbette bir kişi fazla oynamak önemli bir avantajdır ama rakibin mücadelesini
de yalnızca oyuncu sayısına indirgememek gerekiyor. Ev sahibi takım eksik
kalmasına rağmen elinden geldiğince oyunun içinde kalmaya çalıştı.
Saha şartları futbola pek elverişli görünmüyordu ama biz
seksenli yıllarda çok daha kötülerini gördüğümüz için buna fazla takılmadım.
Yine de stadyum ve özellikle maç saati konusunda Türkiye Kupası'nın daha
iyisini hak ettiğini düşünüyorum.
Organizasyonun neden böyle planlandığını, hangi
şartların bu tercihleri doğurduğunu bilmiyorum. Bilmediğim konularda birtakım
niyetler veya çekişmeler üzerine hüküm vermek de istemiyorum. Beni ilgilendiren
tarafı çok daha basit.
Çocukluğumdan beri ilgiyle izlediğim ve finalinde
kaldırılan kupayı her zaman önemsemiş olduğum Türkiye Kupası'nın hak ettiği
değeri görmesini istiyorum. Maçların mümkün olduğunca iyi şartlara sahip
stadyumlarda ve futbolseverlerin takip edebileceği saatlerde oynanması
gerektiğine inanıyorum.
Belki birçok insan için Türkiye Kupası sezonun ikinci
plandaki organizasyonudur.
Benim için hiçbir zaman öyle olmadı.
Stadyum: Muhsin Yazıcıoğlu Stadyumu
Hakemler: Erkan Engin, Nihat Samuk, Ata Yıldırım, Atilla Karaoğlan (4. Hakem)
Beşiktaş: Günay, Serdar, Milosevic, Pedro, Tosic, Kerim, Necip (Dk.61 Muhammed
Enes), Veli, Motta, Mustafa, Cenk (Dk.75 Hamza)
Yedekler: Hüseyin, Muhammed, Hamza, Fatih, Devrim, Serkan
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Sivas
Belediyespor: Serkan, Yakup, Nuri, Volkan, Seyid,
Burak (Dk.77 Niyazi), Ali, Ozan (Dk.74 Aykut), Berkay, Mehmet, Atilla (Dk.63
Murathan)
Yedekler: Nevzat, Onur, Kaan, Aykut, Murathan, Niyazi
Teknik Direktör: Zafer Turan
Goller: Cenk (Dk.6), Mustafa (Dk.57)
Sarı Kart: Necip (Dk.47)
Kırmızı Kartlar: Nuri Melih (Dk.14), Milosevic (Dk.76)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder